064. Kraliyet Başkentindeki Son Günler

064. Kraliyet Başkentindeki Son Günler

003. Kraliyet Başkentinde Yaşam
.

.

.

Artık çocukların durumu da iyileştiği için rahatlayabilirim, geri dönme zamanı geldi diye aklımdan geçirdim.
Ramiris’ e geri döneceğimi söylediğimde ve tam döneceğimde,

[Bekle! Heeeey, bekle!]

Yakamdan tuttu ve çekti.
Boğazın sıkılması baya kötü bir his, hayatta kalmam için nefes almam gerekmese de tecrübe etmesi güzel bir his değil.

[Ne? Kavga çıkarmaya mı çalışıyorsun?]

[Hayır! Sana yardım ettim bu yüzden bana bir şekilde minnettarlığını göstermen gerekmez mi?]
Tabi ki teşekkürlerin yeterli (?) Ama insanlık olarak…]

[Ah, affedersin. Ben bir insan değilim sonuçta! Yani… Hoşça kal!]

Hızlıca cevap verdim.

[Uwaaaaa~, bekle, bekle!
Hey, biliyorsun değil mi, sıkıntı içerisindeyiz!
Golem’ i yok ettiğinden gardiyanımızı kaybettik!
Baksana halimize, hepimiz çocuğuz! Çok güçsüzüz, biliyorsun değil mi?
B-U Y-Ü-Z-D-E-N! Bu konu hakkında bir şey yapamaz mısın?]

[…]

Hmph.
Ne kadar da zahmetli biri. Kolayca “ne ettiysen onu bulursun” diyebilirim ama Golem’ i benim yok etmiş olamam da bir gerçek.
Neden acaba geriye hiçbir parçası kalmadan buharlaştırmak zorundaydım ki… Neyse, herhalde biraz fazla aşırıya kaçmış olmamda haklıydı.
İblis Çeliğinin İblis Yeteneklerine karşı dayanıklılığı baya iyi olsa da her metal gibi onun da bir erime noktası var.
Yani erimesi bir sürpriz değil.
Evvela, [Ulu Ermiş]-Sensei ile hesaplamıştım kullanmadan önce ve bir sıkıntı olmayacağını düşünmüştüm, gerisi bildiğiniz gibi.
Kesinlikle gücünü biraz azaltmalıydım…
Pekâlâ, Golem’ in yerine…
İblis Çeliği ile telafi edebilirimdim ama bunun bir israf olacağını düşünüyorum. O büyüklükteki bir Golem için ne kadar kullanacağımı düşünmek kafamı döndürüyor.
İnsan boyutunda bir kukla yaparak bir ruh ile mi birleştirsem ki?

≪Çözüm. Doğrulandı, Komut – Yarat: Golem. Yaratı mümkün.
Bir Ruh ve ya İblis kullanılarak yetenekler eklenebilir.
Dış görünüş hayal gücüne bağlı olarak şekillendirilecek.
Golem yaratılacağında lütfen çağırı hedefine karar verin≫

İşte bu [Ulu Ermiş].
Görünüşe göre gerekli büyüyü binlerce büyü arşivinden anında çıkarmış.
Nispeten basit bit büyü. Maceracılar testinde ilke kez gördüğüm andan beri incelediğim çağırma büyüsü.
Yani, tek yapmam gereken bir ruh mu yoksa bir iblis mi çağıracağıma karar vermek.
Ruh, daha önceki kesitlerden de görüldüğü gibi, genellikle bir benliğe sahip olmuyor.
Yani bir İblis mi? Açıkçası, isimleri onları sırtınızdan bıçaklayacak bir grup gibi gösterse de öyle değiller.
Çağırı kontratı sayesinde çağırana ihanet edemiyorlar; yani, kontrat mantıklı olduğu sürece.
Orijinal kontrattan başka ileri sürülen istekler kontratı geçersiz kılıyor. Bunun gibi bir istekte bulunma (durum) iki tarafında birbirinden memnun olmadığını öne sürüyor.
Ama anlaşılan sadece İblisler diye onları kötü olarak fişlemek yanlış.
Yani, bir İblis çağırarak ve İblis çeliğini (metalini) kullanarak Golem yapalım.
Herhangi A sınıfı bir canavardan daha güçlü olacak bir eşya (Golem) yapabilmeyi başarabilmeliyim.

[Anladım, anladım. Çok gürültülüsün, Rami-chan.
Dinle bakalım. Sana bir gardiyan yaratacağım, yani daha şikâyet etmek yok.
Bunun telafisi olarak daha sonra Araştırmacılar hakkında bilgi paylaşalım!
Şehrimde yaşayan Büyükbaba Kaijin onlar hakkında fazla meraklı.
Daha önceki Golem de araştırmacılar ile birlikte çalışmışlığı var.]

[Bir sıkıntı yok, onlar hakkında ne zaman istersen konuşurum! Nasıl bir Golem yapacaksın?]

[Hmm? Ah, daha önce alt ettiğimden daha güçlü bir tane…]

[Cidden?! Sen… Çok iyi birisin!]

[Be…lki. Ah, onu yaratacağım ama kötü şeyler için kullanmak yok?
Üzerine bir kilit yerleştireceğim ve sadece koruman için kullanılabilecek!]

[Tamam, tamam! Problem değil! Ama burada onunla oynayabiliriz değil mi?]

[Hmm? Ah… Burada kaldığı müddetçe. Ama gidip de millete sıkıntı çıkarmayın, tamam mı?
Ve bu arada, tahminlerime (Ulu Ermiş’ in) göre baya güçlü bir şey olacak!
Eğer iyi bir şekilde kontrol edilmez ise kazazedeler olacaktır, tamam mı?]

Dedim ve hazırlıklara başladım.
Midemden İblis Metali çıkardım ve üst üste dizdim.
Uzun bir süre boyunca büyü enerjimin içinde gezinmiş olmaları nedeniyle metal en üst kalitede.
Çocuklar da, meraklı bir şekilde izlemek için yanıma geldiler.

[O- nereden de çıkardı onları… Artık neyin ne olduğunu bilmiyorum…!]

Ramiris bir şeyler söylemeye çalıştı ama yarısında pes etti.
Görünüşe göre, sadece konuşmakta pes etmemiş gibi…
Çıkardığım eşyalardan memnun olduktan sonra işe başladım.

Kollarımı açarak büyüyü söylemeye başladım.
İleride bir sunak olduğunu düşünürsek bu bir tehlike arz edebileceğinden çocukları biraz geriye aldırttım.
Yani sadece Ramris arkamdaydı.
Şimdi, umarım işe yarar, ama yakıp yıkmadığı sürece memnun olacağım.
Ruhları modifiye etmek için baya bir enerji harcadım.
Büyüme karşılık yerde bir büyü halkası ortaya çıkmaya başladı. Ah ve aslında büyüyü söylememe gerek yoktu ama buranın havasıyla iyi gider diye düşündüm.
Büyü halkasının içinden (Kısmi) Yüce İblis çıktı.
Önümde diz çökerek, yere bakarak,

[Beni mi çağırdınız, benim yüce efendim!]

Dedi,
Yüce bir İblis.
Aralarında şahsi farklar var mı yok mu bilmiyorum ama ezik bir iblisten çok daha kaslı duruyordu.
Ten rengi siyah, pahalı elbiseler içerisine kuşanmıştı. Cinsiyeti bilinmiyordu.
Kafasının iki yanından boynuzlar çıkmıştı.
Bu arada, İblisler acaba insansı kaslara sahip mi ki? Aman her neyse,

[Aynen. Senden başkasını çağırmadım.
Yaratacağım Golem’ i ele geçirmeni – birleşmeni istiyorum.
Ödülün büyü enerjim. Kontratın uzunluğu…]

Ramiris’ e baktım bir cevap için,

[Yüz yıl! Yüz yıl içerisinde en sonunda büyüyeceğim!]

Dedi.

[Kontratın uzunluğu yüz yıl.
Daha sonra, yaratacağım bedeni ister at ister sakla. Ne dersin?]

“Önündeki benliği alt et!” gibisinden bir şeyler söylemiş olsaydım (kontrat daha başlamadan) geçersiz kılınırdı. Her neyse, ne kadar zahmetli bir şey şu kontratın uzunluğu!’
Yakınlarındayken büyü enerjisini tekrardan doldurmam gerekecek ve tekrardan doğmasına izin vermemek için dikkatli olmam gerekecek.
Ve bu benliği izlediğim (çağırdığım) müddetçe başka bir tanesini çağıramam… Yani bunun başka yöntemleri de var da.
Ama şimdilik, onun buradaki perileri korumasına ihtiyacım var.
Bu yüzden ona görevlerini açıklayalım.

[Bu kadarı çok basit, yüce efendim! Ve çoktan ödülümü de aldım.]

Ha? Çağırmada kullandığım büyü enerjisi yeterli mi?
Neyse, baya aldı zaten. Ama daha çok var.
Her hâlükârda, görünüşe göre onu çağırmak iyi bir fikirdi. Sonuç olarak, gereken saygıyı gösteriyor.
Çağırırken az büyü enerjisi sunmuş olsaydım beni öldürmeye çalışabilirdi ama bunun gibi bir şey iyi bir kontrat ile düzeltilebilir.
Ne olur ne olmaz, çağıracağım şeyleri adam gibi çağırıp kâğıt üzerinde kontrat yapalım bundan sonra.
Yani, kontrat bir yana, geriye kalan şey Golem’ i yaratmak.
İblis Metali üzerinde çalışmaya başladım.
Bir kukla durumu nedeniyle yuvarlak eklemlere sahip, bu kadarından kaçınılamaz ama şaşırtıcı olarak aynen hayal ettiğim gibi ortaya çıkıyor.
Geçmiş hayatımda bir yokluktan figür çıkarabilen arkadaşlarımı kıskanırdım. Maalesef, benim sakarlığımla yapabildiğim en iyi şey bir modeli birleştirebilmekti.
Ancak, değiştim!
[Ulu Ermiş]’ in düzeltmesi sayesinde, tıpkı hayal ettiğim gibi yaratılıyordu Golem (Kukla).
“Napıyon” Ramiris omzumun üzerinden baktı ve gürültü çıkarmaya başladı.

[N! Ne! Bu harika! Nasıl bir yetenektir bu!
Sen cidden müthişsin! Bunun gibi bir şeyin hareket etmesini sağlayabilir misin?]

Çok heyecanlanmıştı. Ama ben bile, yaratan ben bile bu kadar hassasiyet ile yaratabileceğime inanmamıştım.
Muhtemelen, saf İblis Çeliği kullanmam istediğim gibi şekil vermemi mümkün kılmıştır.
Yüce İblis uzaktan bakıyordu, bedeninin yapıldığını anlayınca, memnuniyetini açıklayan bir şaşkınlık gösterdi, büyük olasılıkla… O kadar iyi okuyamıyorum ifadelerini.

[Harikulade, efendimden de beklenildiği gibi.
Aslında bir Golem’ in hareketini sağlamak için gereken tek şey eklemlere büyü enerjisi iletmek.
Eğer bu yapılırsa Golem hareket edecektir. Ne kadar harika bir beden yaratıldı benim için!]

Mutlu olduğuna göre vücutta bir sıkıntı yok.
İblisin ve Ramiris’ in isteklerini göz önünde bulundurduktan sonra Golem’ i bitirdim.
Yüzünü her zaman taktığım maske gibi yaptım; Golem bir insan kadar büyüktü.
Kesin konuşmak gerekirse 180cm.
Büyük Yüce İblis için biraz dar gözükmüş olabilir ama herhalde bu bir problem olmayacaktır.
Bu şekilde Golem’ i bitirdim.
Yüce İblis de sıkıntı olmadan birleşebildi.
Bu arada, çoğu ender materyalin kaynama-erime noktası 5.000 derece. İblis Metali 9.900 dereceye kadar dayanabiliyor.
Ayrıca, kendisini yenileyebiliyor – yani, harika.
Dürüst olmama gerekirse, bu Golem’ i yok etmek baya zor olacaktır.

[Nasıl hissediyorsun?]

[Harika… Genel olarak gücüm arttı.
Bir insan ve ya canavar olarak tekrar doğmaktansa, saf gücü bir yana defansif yetenekleri çok daha üstün.
Ne kadar harikulade!!! Bu mükemmel bir beden!!!]

Diye rapor etti bedeninin yeteneklerini kontrol ettikten sonra.
Bu dünyada kalabilmek için bir İblisin bedene ihtiyacı var: hayvanlar ve canavarlar bu amaç için kullanılıyorlar.
Bunun yerine, ona büyü ile yaratılmış bir kukla verdim ve bu da bir sıkıntı olmamış gibi. Belki de bunu bir canavar olarak algıladı.
Detaylı bir şekilde bedeni inceledikten sonra diz çökerek bana döndü ve

[İşinize yarayacağımı bu beden ile gösterebilmeyi umuyorum!
Perileri yüz yıl koruduktan sonra lütfen altınızda hizmet etmeme izin verin!]

Dedi birden bire.
Yüz yıl sonra… Hayatta olacak mıyım, bilmiyorum.

[O zamana kadar hayatta olur muyum?]

[Hahaha, ne kadar güzel bir şaka! Sizin sınıfınızdaki birisi için yüz yıl ne demek efendim? Eğer bana bunu söz verirseniz sizi başka bir ödül ile meşgul etmeyeceğim!]

Bu arada acaba ömrümün uzunluğu nedir?
Bunun hakkında çok düşünmedim… Ah, aman neyse.
Ancak baya bağlanmış gibi gözüküyor.
Canavarlar tarafından sevilmeye meyilli bir kişi miyim ki ben?
Pekâlâ… Bir isim…
Çok fazla büyü enerjim kalmadı. Daha önceki yaşamışlıklara bakarsak üst sınıfı bir canavar fazla büyü enerjisi alacaktır.
Ve bu Yüce İblis de onlardan biri…
Aksine en az A- sınfı ama bu beden ile kesinlikle A sınıfı. Yani, bedeni yaratmak için kullandığım onca İblis metalini de göz önünde bulundurursak A sınıfını solluyor.
Ah… Sıkıntı olmamalı değil mi? Daha %40’ ın biraz üzerinde enerjim var sonuçta.

[Pekâlâ! O zaman, şu andan itibaren Baretta olarak bilineceksin!
Sadakatini kabul ediyorum! İlk görevin Ramiris ve perileri yüz yıl boyunca korumak olacak.
Elinden gelenin en iyisini bekliyorum!]

Ona bu şekilde bir isim bahşettim.
Güzel benliği bana o ünlü silahı hatırlattı.
Ve büyü enerjim emildi. Ama bu sefer buna dayandım. Boşun çok az üzerinde.
Bu, enerjimin %30’ unu tek başına emmeyi başardı…
Bu çok fazla.
Ve tarafımdan isim verildikten sonra evrim geçirmeye başladı.
Görünüşe göre evrimin başlama zamanı da kısalmış.
Önce bir yuvarlak oluşturdu ama sonra bir göğüs, kafa, kalçalar, kollar ve bacaklarını yarattı bir insan yüzü ile birlikte.
Cinsiyetsiz bir insan. İfadeleri artık bir maskenin arkasında gizliydi ve siyah teninin yerine siyah saç saçları vardı.
Teni soluktu ve kansızdı, bir kukladan beklenildiği gibi.
Dönüşüm durmaya başladığında kıyafetler ortaya çıkmaya başladı.
Maskedeki göz kesitleri kırmızı renkte parladı. Anlaşılan evrim sona erdi.
Şimdi, acaba benden hangi yetenekleri aldı? Dış görünüşü baya insansı oldu.
Görünüşe göre evrim ile bedeni mükemmelleştirilmişti.

Ve ne kadar güzel bir beden olmuştu.
Ama maske tarafından gizlenen yüz ifadeleri sempatik bir benliğe ait değildi, bir yıkım makinesine aitti.
Yüzünü görenleri sadece ölüm bekliyordu herkesi, efendisi hariç, herkesi.

Baretta ayağa kalktı ve bir kez daha içten bir şekilde diz çöktü.

 

[Benim Yüce Efendim. Ben Ark Kukla Baretta’ yım, sizin istekleriniz için nefes alan ve yaşayan!]

Ve sonra bir daha eğildikten sonra Ramiris’ e döndü

[Efendim tarafından da emredildiği gibi, seni koruyacağım.]

Diye belirtti.
Ramiris sanki benliği tarafından ezilmiş gibi ürkekçe kafa salladı.

[Ah, evet! Bize iyi bak ve koru!]
Sakinliğini geri kazandıktan sonra bunu dedi.
Pekala, herhalde Golem’ in yerine iyi oldu.
En azından iki katı daha güçlü.
Bu kadarı Ramiris’ in isteklerini memnunu etmeli.
Ama görünüşe göre kendimi biraz fazla kaptırmışım ve planladığımdan daha fazla İblis Metali kullanmışım.
Yaratırken o şöyle olsun bu şöyle olsun diye tartışırken malzemeyi fazla kullandım.
Unutma, seni yaratmak zahmetliydi bu yüzden umarım işe yararsın!

Çocuklar kuklayı yaparken uyuyakalmışlar.
Gerginlik ile dolu hayatları en sonunda rahatladı.
Buraya kadar iyi tuttular kendilerini artık rahatlayabilirler.
Yani, mutlu bir şekilde uyuyorlar, Ranga’ yı bir yastık olarak kullanarak. Ve eğer düşünecek olursam benim uykuya ihtiyacım olmasa da çocukların var.
Dedikleri gibi iyi uyursan iyi büyürsün.
Bu yüzden çocuklar uyanana kadar bekleyelim. Onlar uyanana kadar bende dinleneceğim.

* * *

Bu şekilde periler için bir gardiyan yarattıktan sonra [Peri Mağarası]’ nı geride bıraktık.
Çocuklar birer ruha sahip oldu, bedenleri normale döndü – bir sıkıntı yok.
Diye düşünmüştüm…

Yuuki’ nin isteği üzerine üç ay geçti.
Çocukların geleceğini onunla birçok kez konuştum.
Tempest’ te onlara bakılmasını düşündük ama daha iyi bir öğrenim ortamına ihtiyaç duyduklarını fark ettik.
Ayrıca, çok iyi öğretmenlerle bu okulda eğitim görüyorlar. Burası aynı zamanda büyü çalışabilecekleri bir yer.
Dahası, kendileri burada çalışmayı istediler. Benim de onlarla kalacağımı düşünmüşler bu yüzden onlara gideceğimi söyleyince ağladılar.
“Mezuniyetinize geleceğim!” diye söz verdim.
Tabi ki bir parti yapacağız.
Kilisenin yanında yaşamaları özgürlüklerini kısıtlayacak olsa da şimdiki halleriyle kolayca Kiliseyi kandırabileceklerdir.
Büyü enerjileri de artık dengede ve normal seviyelerde sabitleşti.
Analiz yeteneklerine sahip insanlar da bulamayacaktır onları.
Yuuki’ ye bunu sormuşluğum var

[En azından, bundan üç yıl sonra, çocukların öldüklerini ve gömüldüklerini düşündükleri zaman güvende olurlar.]

Üç yıl boyunca sabredebilirlerse kendi başlarına hareket edebilecekler.
Şimdilik, yüzlerini maskeler ile kapatırlarsa bir sıkıntı olmamalı.
Yuuki birçok sefer onları nasıl kurtardığımı sordu ama ona söylememeye karar verdim.
Onun için, çocuklar normal birer sivilden başka bir şey değil.
Ve bu durum, bu şekilde devam etmeli.
Güçleri şu anda ruh enerjisi ile dengeleniyor; birbirlerini dengelediklerinde kendi özel yeteneklerine sahip bile olabilirler.
Başka bir sorun ortaya çıkmazsa bunu bilmelerine gerek yok.
Ayrıca, elde edemeye de bilirler. Bu yüzden çocuklara bunu söylemedim.

Çocuklarla olan durumu bitirdikten sonra geri kalan zamanımı eğlenerek geçirdim.
Bir piknik yaparak mesele ve ya üç ahmakla takılarak.
Satışlarımda iyi gidiyordu ve zamanım olunca, ikinci ayın ortasında, Myourmiles’ i ziyaret ettim beni sıcak bir şekilde karşıladı.
[Boyutsal Transfer] yeteneğim sayesinde daha önce ziyaret ettiğim bir yere anında gidebiliyorum. Gölge Adımdan çok daha hızlı.
Ve ondan aldığım altınlarla Yuuki’ den büyü taşı satın almak için kullandım.
Bu şekilde araştırmamız artık gerçek ilerlemeler kat edebilecek.
Onu bunu yaparken Kraliyet Başkentinde üç ayım geçti gitti.

Eve geri dönmek için yola çıkacağım gün sulugözlü çocukları ve Kraliyet Başkentini geride bıraktım.
Biraz kısa gibi geldi ama bir insan şehrinde baya yaşadım.
Çocuklarla olan durum biraz zahmetli olmuş olsa da onlarla bağlanmayı başardım.
Hiç düşünmezdim, benim bir Slime olmuş benim çocuklarla arkadaş olabileceğini.
Ve satışlarla da zengin oldum.
Bir kere Tempest’ e geri döndüm ve şehrin sokaklarının maceracılar ile dolduğunu gördüm.
Yani her şey çok iyi gidiyordu.

…Hayır, her şey fazla iyi gidiyordu.

Bu dünyada kıskançlık ve çekememezlik, kaybedenin hissettiği duygular en beklemediğiniz anda birinin kalbine sızabiliyor.
Bunun gibi duygular olmadan yaşamaya karar vermiştim.
Ancak eğer hesaplamada bir hata yaparsanız yanlış cevaba varırsınız.
[Ulu Ermiş]’ in de dediği gibi soru yanlışsa cevapta yanlış olacaktır.
Eğer Tempest gelişiyorsa, onun düşüşünden de kar elde edebilecek insanlar mevcuttur.
Bu olguyu anladığımı düşünüyordum ama onları ne kadar küçümsediğimi hiç bilmiyormuşum.
Ve sonuç…

[Seni arıyordum, Rimuru-san!]

Kraliyet Başkentinden çıktığımda bir ses beni çağırdı.
Youmu için çalışan insanlardan birisi İblis Grucius.
Nefesini toparlamakta güçlük çekiyordu, hiç durmadan buraya koşmuştu.
Görünüşe göre bir şey olmuş.

[Ne oldu?]

Soruma,

[Farmas Krallığı…. Tempest’ e doğru askerlerini gönderdi!]

Olabilecek en kötü şey gözlerimin önüne serildi.
“Mutlu anlara çoğu zaman kötü anılar eşlik edermiş” miydi? Yine de bu olabilecek en kötü şey.
Hemen Tempest’ e geri dönmeye karar verdim.

[Benimle gelecek misin?]

Sorduğumda sanki Youmu’ nun grubuna bir şey olmuş gibi Grucius teklifimi kabul etti.
Hızlıca aktarımı başlattım.
Bu şekilde Grucius ile birlikte Tempest’ e gittik (ışınlandık).

…………

……

Bu dünyada bir Slime olarak tekrar doğduğumdan beri istediğim gibi yaşadım.
Dünya Gezginleriyle tanıştım ve konuştum.
Basit bir arzuyu gerçekleştirmeye çalışırken şehrim kara bulutlar altında kalmış.
Yani başarılı olsam da başarısız oldum.
Bir sivildim, ülkeler arasında politik dala vereleri bilmiyordum – işte sonuç.
Kaderin çarkları alçakça döndü, beni kaderime yaklaştırarak.

Barış zamanı sona ermişti ve savaş başlamıştı.

☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽

ÜÇÜNCÜ KİTAP BİTTİ

☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽

TL Not: Üçüncü kitabı da bitirdik, biraz ara verdikten sonra çeviriye devam edeceğim.

(Dördüncü kitap harika)

 

19 thoughts on “064. Kraliyet Başkentindeki Son Günler

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s