057. Büyü Öğrenmeye (Doğru)

057. Büyü Öğrenmeye (Doğru)

003. Kraliyet Başkentinde Yaşam

.

.

.

Kagurazaka Yuuki açık yürekli (samimi) iyi biri.
Yirmili yaşlarının ortasında olmalı ama hala bir lise öğrencisi gibi gözüküyor.
Bunun nedeni bir lanetmiş.
Bu dünyaya geldiğinde özel yetenekler ve ya benzeri şeyler elde etmemiş bunun yerine bedeni kabiliyetleri anormal bir şekilde gelişmiş.

[Yani, artık pes ettim.
Aslında, beş yıldan sonra bir şeylerin garip olduğunu fark etmeye başlamıştım…]

Dedi kafasını kaşırken.
Bu nedenle hiçbir kadınla çıkmamış daha. Aslında iyi bir izlenim bırakan biri.

[Ha öyle mi? Ne kadar kötü!
Ha ha ha, eminim zamanla daha iyi olacaktır!]

Onu içten bir şekilde teselli ettim.

[Bu arada Rimuru-san, sen bir canavar mısın?
Ama o zaman nasıl oldu da Merkezin bariyerini geçmeyi başardın?]

[Ne? Ah, evet bir canavarım. Gerçek kimliğim bir slime. Bu önemsiz bilgiyi lütfen gizli tut!]

[Yok, yok bu hiç önemsiz bir şey değil!
Onu bırak da neden canavarlar için bir şehir inşa ettin?]

[Eh? Şehir kurabilecek kadar canavar vardı, gidip şehir kurmak anormal bir şey mi?]

[Hayır… Ama duyduğum kadarıyla buna benzer başka bir şey yok…]

[Öyle mi?]

Bir süre birbirimize bakıştık.
Aman, neyse.
Şimdilik Lonca Lideri ile iyi geçinmeye karar verdim.
Bu şehrin şüpheli canavarlar tarafından inşa edilmiş bir yer olma imajını alçaltmak için, şimdilik gerçeği ağzımıza alalım.
Düşünecek olursak, Shizu-san taşıdığım aura’dan kimliğimi çıkarabilmişti, bence çok müthiş birisi Shizu-san.
Normalde başka bir dünyadan burada yeniden doğan bir insanın slime olacağını kimse düşünmez.

[Aslında ben “Maskeli Kahraman”’ım…]

[Ne demeye çalışıyorsun? Sen, olamaz?]
Buraya geleli “Maskeli Kahramanı” ilk defa duyuyorum!
Acaba…]

[Kahretsin, kimliğim açığa çıktı!
Yani, benim gerçek kimliğim “dönüştükten” sonra kötülerle savaşan gizemli kahraman! Kamen Rider! (TL: Power Rangers’ a benzer kahraman şovu kahramanı.)

*Poz*! Ya da ona yapabildiğim en yakın şey.

[Ne kadar nostaljik! Kamen Rider, bende izliyordum onu!
Düşündüğüm gibi Rimuru-san sen… Bir Japon’sun, deme!]

Fufu.
Sadece kendi emsalim (bir Japonun) anlayabileceği bir şeyi söyledim, tam on ikiden vurdum hedefi.
Şayet Kamen Rider’ ı bilmeseydi o zaman başka bir şeyden bahsederdim.
Bundan sonra birlikte değişik şeyler hakkında konuştuk.
Bu dünyaya geldikten sonra başıma gelen şeyler, Shizu-san’ ın son anları, bu dünyadaki yaşamım ve büyü.
Diğer dünyadan olan konular bir yana; manga ve animelerin son bölümleri gibi, bunlardan bahsederken vücudunu ileriye yasladı ve konuşmanın içine çekildi.

[Üstat! Bu andan itibaren lütfen bana bildiğin her şeyi anlat!]

[Fu fu fu, zor bir istek, bilmek istediğin anime çoktan bitti!
Tabi ki bunu gibi konularda, yüce ben hata yapmayacağım ve “spoiler” vermeyeceğim, ağza alınmaması gereken şeyleri dile getirmemek için kendimi tutacağım!
Bu bir centilmenin ahlakı (adabı muaşeret) sonuçta!]

[Ha ha~~~!!! Şüphesiz, tabi ki!]

Umutsuzluğu su üzerine çıktı.

Konuşmanın ortasında sekreter onee-san (abla) odaya çay getirerek girdi, gözlerini şok içerisinde açtı ve neredeyse elindeki tepsiyi düşürecekti.
Beklendiği gibi küçük muzipliğimiz burada bitti.
Yani, favori mangasının devamını okuyamıyor bu yüzden konuya ilgisinin olması doğal bir şey.
Aralarında bitmiş olanlar da vardı ama çoğu daha o kadar ilerlememişti.
Bazılar gerçekten ilgi çekiciydi ama bazıları berbattı.

Umduğum gibi, Japon bir “Dünya Gezgini” 10 yıl bu dünya da yaşadıktan sonra gerekli bilgilere sahip.

Tabi ki gerçek (ciddi) konuşma şimdi başlıyor.

[Rimuru-san Kraliyet Başkentine gelmemin nedeni emsalin olan ben ile görüşmek değil, öyle değil mi?
Amacın, geri dönmek mi?]

Geri dönmek.
Hakkında düşündüm ama pes ettim.
Çünkü çoktan öldüm. Ancak onlar gibi genç insanlar için geri dönmek hedefleri olabilir.

[Bunu gerçekleştirebiliyor musun?]

Bu soru hakkında aldığım cevap sessizlikti.
Yapması kolay olan bir şey değil.
Eğer yapması kolay olsaydı çoktan geri dönerlerdi, bunu çoktan düşünmüştüm.

[Tek gidiş bileti gibi bir şey, bu dünya yarı somut bir dünya gibi bir şey…]

Ve verdiği açıklamayı anladım.
Basit; eski dünya tamamen somut bir dünyaydı çünkü “Dünya” da büyü gücü denen bir şey yoktu.
Ruhlar, iblisler, periler, canavarlar var olabiliyor çünkü bu dünyada büyü var.
Bu yüzden kolayca yokuş aşağı inebiliyorsun ama yokuş yukarı çıkmak imkânsız.
Vücudun bir kere yarı soyutlaştığında tekrardan eski tamamen somut bedenine geri dönemiyorsun.

[Ancak, bir yol var.
Yani, araştırmadaki katedilen ilerlemeler desek daha iyi olur.
Somut dünyadaki iblisler hakkındaki bir efsaneye göre eğer bazı koşullar sağlanırsa iki dünya arasında yolculuk etmek mümkün.]

Konuşma bitti.
Araştırma aşamasında daha.
Bu konu hakkında, araştırmanın gelişmesinden haberdar olmayı isterim.

[Yani, eğer sıkıntısız bir şekilde yaşayabileceksem bu benim için yeterli.
Şehir çoktan bitti ve şehirdekilerle zaman geçirmek zevkli.
Emsallerimle konuşma fırsatını yakalamak Kraliyet Başkentine gelmemin en büyük nedeni ama aslında bunun haricinde başka bir nedenim daha var ve bu…]

Diğer neden,
Kraliyet Başkentini inceleyerek büyü taşları satın almaktı. Medeniyet seviyesini ölçmek için bunun gibi ziyaretler önemli.
Ancak en önemli nedeni unutmadım.
Yani, büyü öğrenmek!

[Yani, başka amaçlarımda var.
Seninle konuşmak güzel, konuşmadan sonra kütüphaneyi incelemek istiyorum.]

Bunu dediğimde,

[Ah, anladım, yani büyü değil mi? Cidden güzel bir şey be…
Bende biraz öğrenmek istiyorum ancak nedense kullanamıyorum.
Bedenimin doğasındaki değişiklik nedeniyle bir alakası olduğunu düşünüyorum.
Büyü kullanmak, bir erkeğin en büyük hayallerinden biri sonuçta…]

Bu, görünüşe göre bir erkeğin en büyük hayallerinden birisini anlayabilen insanlardan.
Düşündüğüm gibi, var olduğundan o da kullanabilmeyi istiyor.

[Anladım. Kraliyet Başkentinde ne kadar kalmayı düşünüyorsun?]

[Hm? 1 ay civarı kalmayı düşündüm.
Acaba bu zaman zarfında büyü kullanmayı öğrenebilir miyim?]

[Öyleyse, 3 ay civarı kalmaya ne dersin?]

Açıklamasını duyduktan sonra görünüşe göre Kraliyet Başkentinde öğretmen eksiği varmış.
Bir sürü kendini bilmez öğrenci olduğundan B sınıfı bir maceracı altından kalkamazmış.
Yeni sömestr başladığında yeni A sınıfı rütbesine atanan kişiler öğretmen olarak atanacaklarmış yani 3 ay için bu pozisyonu birisine emanet etmek gerekiyormuş.

Acele etmeye ihtiyacım yok, bir şekilde teklifi kabul etsem bile…
Bunun hakkında düşünürken,

[Öğretmen evinde konaklama, günde üç öğün yemek ve gün başına 10 gümüş maaş. Ayrıca! Kraliyet Başkenti Kütüphanesine de bedava bir giriş kimliğine ne dersin?]

[Tabi ki, kabul edeceğim teklifi! Sen de benim yerimde (ben sıkıntı içerisinde olsaydım) kabul ederdin!]

[ [ [Ha ha ha ha ha ha!] ] ]

Birbirimizin elini gülerken sıktık; Kraliyet Başkentinde bir işe girdim.

* * *

Yuuki ile vedalaştım ve gereken formaliteleri de bitirdikten sonra yarın öğretmen evine gitmem söylendi.
Konuşma hemen sonlandı ve bir problem de olmadığından odaya hızlıca yerleştim.
Kraliyet Başkentindeki hanı tek bir gece kullanmış olmama rağmen konaklamam memnuniyet vericiydi.
Konaklamaya dâhil olarak sunulan iki öğün yemekte enfesti. Umduğum gibi, baharatları bol bol kullanmışlardı.
Konakladığım han ucuz olmasına rağmen büyük bir hamam vardı ve o da harikaydı.
Bu ülkede hamamın dâhil olduğu bir han bulmak çok görülmüş bir şey değildi.
Ancak eğer üç ay süre boyunca konaklamak istiyorsan öğretmen evinde kalmak çok daha rahat bir şey (elverişli). Bu yüzden odaya taşınmayı çabucak hallettim.
Bir şeyden pişmanlık duymasam bile gün başına dört gümüş çok pahalı.
On gümüşlük maaş çalışma günlerinde verilecek ve tatil günleri dâhil değil.
Kraliyet Başkentinde yaşamın pahalı olması beklenen bir şey ama para biriktirmek benim için bir problem değil.
Yarın çalışmaya başlayacağım ve bugünü kütüphaneyi gezmeye ayıracağım.

Büyü kitaplarının bulunduğu odaya giriş denetim altında.
Ama Lonca kimliğimi gösterdiğimde bir sıkıntı ile karşılaşmadan odaya girebiliyorum. Öğretmen işini kabul ettiğimde verdikleri sözü tutuyorlar gibi gözüküyor.
Kütüphane Kraliyet Başkentinde olmasına rağmen Kraliyet Kütüphanesi değil. Kraliyet Kütüphanesi Kalenin içerisinde bulunuyor.
Kraliyet ailesinin sahiplik etmesinden sadece avlu (kraliyet) büyücüsü erişebiliyor.
Her ülkedeki kütüphane o ülkenin gizli büyüsüne ev sahipliği ettiğinden yabancı bir kimsenin orayı ziyaret etmesi zor bir şey.
Ama bu şu an ziyaret ettiğim kütüphanenin değersiz olduğu anlamına gelmiyor.
Şu andan içinde bulunduğu kütüphane maceracıların topladığı gizli teknikleri barındırıyor. Özgürlük Birliği’ nin yıllar içerisinde topladığı Antik Büyüler de burada bulunuyor.
Bu kütüphanenin Kraliyet Kütüphaneleri ile aynı değeri taşıdığı söylenebilir.
Harika.
Kraliyet Başkentine gelmiş olmam yukarıdan bahşedilmiş bir lütuf gibi bir şey.
Bu Yuuki tarafından yapılmış bir kıyak olmasına rağmen büyük olasılıkla iyi (hal) davranışlarımın da etkisi büyük.

Hemen büyü kitaplarına baktım.
Kitapların sayıları o kadar fazla ki tek bir oturuşta okumaya ömür yetmez.
Dünya üzerinde alın teri dökerek öğrenmeye çalışanlar, lütfen beni affedin!
İçimden özür dilerken hızlıca [Ulu Ermiş] ile okudum.
Yakınımdan beni imceleyen bir kimse kitabı rafından alıp elimde biraz tuttuktan sonra geri koyduğumu görecektir. Aslında sadece kitabı elimde tutarak kitabın içeriği özümsüyorum.
Yani, tamamen kopyalıyorum!
Kitabın içeriğini incelemeyi daha sonraki bir zamana bırakıyorum. Maalesef sadece kopyalayarak büyü kullanmak imkânsız.
Ama kopyaladıktan sonra istediğim büyüleri bir fihrist haline getirebiliyorum.
Bundan sonra hepsini teker teker çalışmam gerekiyor. Bu nedenle kitapların başlıklarına bakmadan bir kitaptan diğerine içeriklerini kopyaladım.
Kopyalama hızımla bile bütün günümü aldı, buradaki kitapların sadece onda birini kopyalayabildim.
Görünüşe göre bundan sonra boş zamanlarımda kütüphaneyi sık sık ziyaret edeceğim.
Bu şekilde günü geçirdim ancak pişman değildim.
Hedefim olan büyü öğrenimi için bu sadece ödemesi cüzi bir bedeldi.

* * *

İşin ilk günü.
Yine de zor bir iş, bunu işin ilk günün tecrübe ettikten sonra anladım.
Shizu-san’ ın bıraktığı konumu dolduracak bir kişi olmadığından bir öğretmendense, okutman oldum, işim geçici olarak bu pozisyonu doldurmak.
Yuuki’ nin işi sadece Lonca Liderliği değil ama aynı zamanda akademinin müdürlüğünü de yapmak; ayrıca yönetici. Hakkında bahsedilen kimse (Yuuki) bunun sadece seremonik bir unvan olduğunu söyledi ama yine de önemli bir pozisyon.
Bu dünyaya geldikten on yıl sonra Özgürlük Birliğini kurdu, akademiyi yönlendiriyor, bir bakıma bütün maceracıların yüzü.
Bu akademi de Lonca üyelerini geliştirmek için bir kurum.
Dahası her sınıf Loncadaki gibi ayrılmış.

Ancak temel eğitim sınıflar arasında paylaşılıyor.
Benim sahiplendiğim (atandığım) pozisyon özel sınıfın sınıf öğretmenliği, diğer adıyla S Sınıfı.
Ama sınıf üyeleri halan daha ilkokul öğrencileri yaşında gibi görünüyor.
Daha önceki sınıf öğretmenleri “İblis Öğretmen” Izawa Shizue, Shuzu-san!
“İnfilak Kraliçesi” adıyla ünlenmiş kahraman yani ondan sonra gelen öğretmenler her şekilde soluk kalıyorlar.
Daha önceki öğretmenlerin hepsi öğrenciler ile “şiddetli etkileşim”’ i başaramadıklarından akademiden kaçmışlar.
Öğretmenler odasında selamlarımı sunarken bunlar diğer öğretmenler tarafından iletildi.

[Yok, bir çocuk gibi gözüken biri için bile bu problem çocuklarla sıkıntı yaşayacağını düşünüyorum…
B sınıfı maceracı olsan bile…
Yani, müdür tarafından önerildin, lütfen eğer imkânsız gelirse hemen haber ver.]

Müdür fazla endişeleniyor.
Bunlar sadece çocuk! Hahaha, ya da o zaman öyle düşünüyordum…

[Gülüm~~seyin! Bugünden itibaren yeni sınıf öğretmeniniz…]

Orada arkadaşça onları selamlamaya çalışırken alevler içerisine bürünmüş bir kılıç bana doğru fırlatıldı.
Panikledim ve kaçmayı başardım.

[Ken-chan, bu çok havalı ~~~!!!]

[Bu, özel saldırın mı? Tamamlandın mı (Mükemmelleştirmeyi başardın mı)!?]

[Ancak yine de yeterli değil. Bu kadar kolay bir şekilde kaçınılmamalı!]

Gürültülü bebeler.
Kaçamasaydım yarıya ayrılmış ve korlaşmıştım şimdiye.

Ey, aabe az bi şey sakinleşin bea. Eğer bu kadar kudurursanız sınıf yıkılıp gider bea!

Kendi kendime Kansaiben (Kansai şivesi) ile söylendim.
Şimdiden eve dönmek istiyorum.
Burası başka bir dünya eğer bir öğretmen şiddete başvuruşa bu yaptırımla karşılanır mı ki?
Önümde beş insan çocuğu var.
Problem çocuklar toplanmış.
Diğer adıyla S Sınıfı, sadece Dünya Gezginlerinden oluşan özel bir sınıf.
Yuuki dünyanın her köşesinden çocukları bir çatı altında korumaya almış.
Hala ilkokul çağındalar ama yetenekleri dehşet verici bir şekilde güçlü.
Cidden, benimle oyun oynuyor.
Onların “evcil” olduklarını düşünüyordum ama bana bakan gözeleri tamamen husumet (düşmanlık) ile doluydu.
Üç ay boyunca bunların çaresinden gelebilir miyim…?
Uzun zaman önce hissettiğim depresif duygular tekrar depreşiyor.

☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽

TL Not: Rimuru kız mı tartışmasına son nokta; Rimuru Shizu’ yu özümsediğinden genetik olarak benzemekte (elinde bulunan taklit edebileceği tek insan örneği Shizu olduğundan Shizu’ nun genleri taklitinin temelini oluşturuyor) bu yüzden dış görünüşü bir kızı andırıyor, bir nevi erkek güzeli gibisinden.

Neden Kansai şivesini Trakya Şivesine benzettim bende bilmiyorum…

12 thoughts on “057. Büyü Öğrenmeye (Doğru)

  1. [Tabi ki, kabul edeceğim teklifi! Sen de ben sıkıntı içerisinde olsaydım kabul ederdin!] Yerine[Tabi ki, kabul edeceğim teklifi! Sen de benim yerimde olsaydın kabul ederdin!] Gibi tabi bu sadece benim düşüncem

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s