031. Olağanüstü Toplantı

031. Olağanüstü Toplantı

002. Ormandaki Kargaşa

.

.

.

O geri zekâlı gözlerimin önünden kaybolduktan sonra işte bunları yaptık…

İşte tam o sıralar Souei görevinden döndü.
Tam zamanında.
Herkesi topladıktan sonra bir konferans yapmaya kara verdim.
Hobgoblinlerden: Rigurdo, Rigur, Rugurdo, Regurdo, Rogurdo ve Ririna.
Kaijin Cüceleri temsil ediyordu.
Benimaru, Hakurou, Shion ve Souei Oni’ lerin çekirdek ekibini oluşturuyordu.
Ve tabi ki ben.
Hep birlikte 12 “kişi”. Şimdiki çekirdek üyeler. Kaijin aynı zamanda İnşa ve Yapı Bakanlıklarını temsilen aramızdaydı.
Üretim Bakanlığı Ririna tarafından gözetiliyordu.
Yönetim Bölümünün başında Rigurdo olmak üzere üç şef yasama, yargı ve yürütme dallarına ayrılmıştı.
Ancak bu bölümler tam olarak daha oluşturulmamıştı…
Ama bu gelecekte çözülecek bir problemdi.
Savaş Bakanlığı Benimaru ve Hakurou,
İstihbarat Bakanlığı Souei,
Savunma Bakanlığı da Rigur tarafından kontrol ediliyordu.

Şu anda sadece aktif olarak bulunan altı Bakanlık görev almaktaydı.
Yani, “aktif” diyorum ama sadece ismen; ancak herkesin bunları yavaş yavaş geliştirmesi iyi bir fikir.
Şimdilik herkes yemek sıkıntısı olmadan yaşıyor.
Savunma Bakanlığı avlamayı da kapsadığından bu konuda sıkıntı olmamalı.
Düşünürsek Rigur durumu iyi idare ediyor. O “isimsiz kahramanlardan” öyle değil mi? (TL: Göz önünde bulunmayan ve işini yapan)
Açıkça konuşursak Savaş Bakanlığı hakkında, Benimaru sayılardan fazla bir şey bilmiyor savaş sanatları hakkında.
Yani bu sadece ismen verilmiş bir unvan. Bu yapmak zorunda olduğum bir şeydi.
Ririna’ nın geleceği parlak. Patatese benzeyen bir sebzeyi eline geçirdiğinde onu yetiştirmede başarılı oldu.
Kısa hasat zamanı var ve besin değeri yüksek, yiyecek erzakımızı geliştirecek-genişletecek.
Gelecekte insanlarla ticaret yaptığımızda değişik sebze tohumları elde etmeliyiz.
Yapı ve İnşa Bakanlıkları tamamen Kaijin’ e bırakılmış bir şekilde.
Normalde alanı demircilik ama Kurobee katıldığından bu yana idari bir rol oynuyor.
Görünüşe göre Kaijin tamamen uzmanlık alanından ayrılmış durumda. Bunu tamamen Kurobee’ ye bırakmış.
Kaijin’ e göre demir ocağını daha kurma aşamalarındalar ve durumlar sakinleştiğinde kendisini tamamen üretime adayacakmış.
İşte durum böyle.
Büyük olasılıkla hızlı bir şekilde işinin başına dönmek istiyor.
Shion benim bakımımla uğraşıyor? Bu atamayı bir daha düşünmek istiyorum ama şimdilik onu nerede görevlendirirsek görevlendirelim bu kalbim için kötü olacaktır.
Şimdilik bekleyelim ve görelim.
Souei hakkında,
Değişik biri.
Onu bir Ninja olarak atadığımı biliyorum… Ama bunu fazla ciddiye alıyor.
Herhangi bir yerden Klon çıkarabiliyor.
Yeteneklerinin gücünü azalıyor olmasına rağmen hareket kısıtlamaları yok.
Dahası altı Klonu herhangi bir yerde hiçbir kısıtlama olmaksızın harekete geçirebiliyor.
Yetenekleri azalıyor dedim ama bu sadece “hayat enerjileri” ve “büyü enerjileri” – orijinalin 1/10’ u. Hareket kabiliyetleri ve saldırı güçleri tamamen aynı.
Benim yeteneğimden üstün bir yetenek.
Aslında bütün Oni’ ler garip.
Souei betimlediğim gibi.
Shuna Analiz Yeteneğinde ustalaştı ve Özel Yetenek [Analitik]’ e sahip oldu.
Yeteneklerimiz benzer, tek istisna hedefi özümsemesi gerekmiyor. Gözleriyle bunu gerçekleştirebiliyor.
Kurobee Özel Yetenek [Araştırmacı]’ yı elde etti. Bu yetenekte benim yeteneğime benzer.
Üretim alanında yoğunlaşan biri için kullanışlı bir yetenek.
Hakurou’ nun algı yeteneği bin kat daha hızlanmış durumda. Yani, onun bir karşılaşmada kaybettiğini düşünemiyorum.
Shion, beklediğiniz gibi, [Herkül Kuvveti EX] ve [Fiziksel Kuvvet EX]’ e sahip.
Dahası kullanmamsı gereken, Özel Yetenek [Savaş Hayranlığı] yeteneğini elde etti.
Son olarak Benimaru, bu şerefsiz o kadar şeyin arasından öğrene öğrene [Kara Yıldırım]’ı öğrendi. Cidden! Paylaşılmasını istemediğim o tehlikeli yeteneklerden birini!
Bunun için önlemler almalıyım.
Her neyse benim yeteneklerimi almışlar ve onların (yeteneklerin) evrimini tamamlamışlar.

Şimdi, konferansa başlayalım.

[Öncelikle raporu dinleyelim.]

Emrimle beraber Souei durumu paylaşmaya başladı.
Herkes sessizce dinledi.
Altı Klonu bilgi toplamak için dağıtmış,

 

  1. Goblin Köyleri
  2. Bataklığın durumu
  3. Ork Ordusunun son durumu

 

Her yere iki Klon göndermiş gibi gözüküyor. (TL: Matematik!!!]

Öncelikle, Goblin Köyleri Kertenkele Adamların Baskıncı Lideri Gabil ve savaşçılarına katılmaya karar vermiş.
Büyük olasılıkla o Kertenkeleye.
O geri zekâlının altında hizmet etmek, ne kadar garip düşüncelere sahipler. Ona katılmaya karşı olanlar ise değişik yerlere dağılmışlar-kaçmışlar.
İnsan ülkelerine doğru dağılmış olanlar da var ama büyük olasılıkla yok edilmeleri için istek çıkacak haklarında.
Goblinler Orman içerisinde olmak şartıyla topluluklarını oluşturabiliyorlar ve insanlar bundan uzak duruyor ama eğer arazilerini ihlal edersen tabi ki karşı koyarlar.
Ve insanların güçlerini bilmememe rağmen kesinlikle temizlenmeleri için istekte bulunacaklardır.
Bulunduklarında Goblinler sadece saklanarak hayatta kalabilirler.
Gelecekleri karanlık.
Bu konudan bahsetmişken, Gabil hakkında yapılan araştırmayı da dinledim.
İyi kötü Goblinler 7.000 savaşçıyı bir araya getirmiş.
Fena olmayan bir ordu toparlamışlar.
Biz harılılarımızı yaparken onlar öncelikle Ork’ lara başvurmuşlar ama reddedilmişler. En azından kafalarını biraz kullanabiliyorlar.
Ancak, yanlarında bütün erzaklarını almalarını da istemiş Orklar ki bu da sonraki zamanlarda ölenlerin olması demek.
Ama bunun hakkında bir şey yapmayacağız.
Bu klan şefleri tarafından isimsizce Orklar tarafından katledilmektense verilmiş bir karar.
Sonuçta hayırsever kurumu değiliz.
Bu şehri kurmaya daha yeni başladık ve onu terk etmek hiç de güzel olmaz.
Eğer Orkların buraya kadar işgal etmelerine izin verirsek Ormanın eko sistemi bozulur.
Bu yüzden onları bataklılarda durdurmalıyız.

Bataklıklar hakkında,
Orada Kertenkele Adamların Lideri on bin kişilik ordusunu toplamaya ve hazırlamaya başlamış.
Gölün balığından beslendiklerinden yeterince yiyecekleri var.
Dahası herhangi bir saldırı ihtimaline karşı doğal labirentin arkasına mevzileniyorlar.
Ama Orklar o kadar korkulası bir düşman mı?

Orkların durumunu dinleyelim.
Ork ordusu, 200.000.

[Ne? 200.000!!!]

Düşüncesiz bir şekilde ağzımdan kaçırdım.
Ogrelere saldıran Orkların sayıları on bindi…

[Yani bizim köyümüze saldıranlar sadece küçük bir birlik miydi?]

[Aynen. İncelemelerimden sonra bu kadarı ortada. Orduları 200.000 savaşçıdan oluşuyor! Güneyden geniş bir rota izleyerek bataklıkları hedefliyorlar.]

Hmm. Arazinin coğrafyasını tam olarak bilmiyorum.

[Souei harita gibi bir şeyin var mı?]

[Harita da nedir?]

[Ney?]

「「「・・・???」」」

Ne dedi biraz önce?
Haritanın varlığını bilenlerin bu kadar az olması…
Kaijin biliyordu. Hakkında bilgisi vardı ama paylaşımı yoktu.
Görünüşe göre bu dünya haritalar askeri bir sır olarak görülüyor.
Hakurou’ nun dedesi köyü çevreleyen ağaçlık alanın haritasını çizmiş zamanında.
Kağıdın olmaması can sıkıcı.
Her neyse, bir kütüğün üstüne şehrin ve çevresinin haritasını kazıyacağız.
Kafamdaki haritayı ve Rigur’ un bilgilerini kullanarak Hakurou bilgileri kaydediyor.
Bu şekilde bilgilerimizi kullanarak “eh işte” gibisinden bir harita çizdik.
Daha en önemli noktalara gelmeden iki saati haritaya harcadık.
Kısa bir ara verdik.
Benim ihtiyacım yok ama büyük olasılıkla Goblinlerin ihtiyacı var.

Shuna bir tepsi yemek getirdi.
Onu izleyen Goblin kızlar da daha fazla tepsilerle geldiler.
Çocuk halime dönüştüm.
Dinlenmek gereksiz belki ama yemek yemek önemli, İnsan haline de bürünebiliyorken tat almayı deneyelim… Shion tarafından yapılmadığı müddetçe tabi ki.
İnsan haline dönüşmeye alıştığımdan kıyafetlerim üzerimdeyken şekil değiştirmeyi başardım. Görünen o ki çalışmak meyvelerini veriyor.
Önümce bir yemek şöleni vardı.
Ve nedense Shuna yanıma oturdu. Ne olur ne olmaz kontrol etmek zorundayım…
Görünüşü normal ama peki ya içi? Baharattan kesinlikle yoksun ve değişik malzemeler birlikte yağda kızartılmış gibi…
Bunu kim pişirdi? Yanımdan keskin bir bakış hissettim.

Gulp (TL: Yutkunma efekti) Nedense tedirginleştim.

[Haydi yiyelim!]

Bunu söyleyene kadar kimse kıpırdamadı.
Anlaşılan önce ben yemezsem kimse yemeye başlamayacak. Birinin en sonunda yemesini umut ediyordum ama görünüşe göre kendimi buna hazırlamam gerek.
İyidir ya. Shion yapmadı sonuçta!
Ancak, tat alabilen bir bünyeye bürünmeye pişmanlık duyuyorum.
Bunun gibi düşüncelerle yemeğe uzandım. Ama “chopstick”’ lerle değil sonuçta sadece kaşık var. (TL: Chopstick = Japon usulü yemek çubuğu)
Ağzıma biraz çorba götürürken, bir yudum aldım… Lezizdi.

[Leziz!!!]

Bunu söylediği anda herkes hareket etti.
Ama hey… Siz, nasıl lordunuzun zehir içmesini izleyebiliyorsunuz! Tabi bu sefer zehir değildi de…
Ve bu arada çoğu zehre karşı dayanıklılığım var…
Ancak az bir şey daha düşünceli olmayı istiyorum
Büyük olasılıkla buraya gelmeden önce Shuna hazırlıklarda bulunmuş…
Övgümü duyduktan sonra Shuna’ nın yüzü bir gülümseme ile parladı.
Tabağımı alarak bana yedirmeye ısrar etti.
Mutlu ama az bir şey utangaç bir şekilde.
Bir yetişkin olmama rağmen sonuçta ruhum daha bir çocuk. Küçük bir çocuğun (kız?] görünüşü. Onun yedirmesine izin versem bile bir sıkıntının olmamalı.
*Fufun* Shuna, Shion’ a bakarken bir zafer gülüşü attı.
Shion’ un gözlerinden birkaç yaş akmaya başladı ama yemeğin tadına baktıktan sonra şaşkınlığa büründü.
Aynen öyle Shuna eğer yemek yapma konusunda daha çok çalışırsan işte o zaman yeteneklerin daha da parlamaya başlayacak.
İnsanların yemeklerinin içine garip şeyler koymayı asla düşünmemelisin!
Baharatlar olamamasına rağmen yemeğin lezzetini bu kadar ortaya çıkarmış olabilmesi de çok iyi.
Ama bundan önceki yemekler için Benimaru’ mu kobaydı ki? Bunu bilme olanağım yoktu.
Yani Shuna yemek konusunda bir deha. [Analitik] yeteneğini kullanarak tadını mükemmelleştirebilir.
Bu yeteneği savurgan bir şekilde kullanmak değil, doğru bir şekilde kullanmak.
Bir yemekten bu kadar zevk alalı uzun bir zaman olmuştu.

Yemeğin sona ermesi ile birlikte ara da sona erdi.
İyi bir zaman geçirdik.
Ama şimdi iş konuşma zamanı.

[Yakın coğrafyayı gösteren şeye harita denir. Bu haritaya bakarak rapora devam edelim.]

Bunu dedikten sonra herkes haritanın başına toplandı.
Yani sonuçta [Düşünce Aktarımı]’ nı kullanarak görüntüyü de aktarabilirim.
Souei Orkların bulunduğu yeri tahta çöple işaretledi.
Goblinlere basit aritmetiği öğretme aşamasındaydım bu yüzden anlayabilecekler mi bilmiyordum.
Ama bu konu hakkında yapabilecek bir şey yok konuşmaya devam etmeliyiz.
Orkların işgal rotası.
Jura Ormanı’ nın merkezine ulaşan Orkların kullanabileceği üç yol var.
Bir tanesi Canaat Sıradağlarından geçiyor. Bir Diğeri Ameld Nehrinden. Bu yollar kuzey ormanı ve güney ormanı birleştiriyor.
Ama bu düz bir yol değil çünkü nehir doğudan geçiyor.
Ameld Nehri’ nin Doğu İmparatorluğu’ nun sınırı ile birleştiği yerden asker geçirebilirler.
Ancak Orkların şu anki konumundan büyük ordularına geçiş sağlayacak bir yol yok.
Bu yüzden büyük olasılıkla batıdan, bataklıktan geçmeyi düşündüler.
Ancak Orman nehrin ötesine doğru olacak hareketlerini kısıtlayacaktır.
Hakurou’ ya göre ormanda Ağaç Devler topluluğu varmış yani onlardan kaçınmaları ordularını daha az yorar. (TL: Orijinali Treants = Tree Giants – Dev (konuşan) Ağaçlar, Tolkien kullanıyor, Ağaç Devleri)
Batıdaki yol Ogrelerin Köylerine ev sahipliği yapıyormuş ama onun kaderi artık herkes tarafından biliniyor. Üst Sınıf bir Irklardı ama sayıları fazla yetersizdi.
Bu yüzden Orklar, Ağaç Devlerin -hem Üst Sınıf hem de sayıları fazla- den kaçınmışlar.
Ve Ogreleri sonlandırdıktan sonra bu bataklığın işgaline kapı açmış, şu anda hareketlerini planlıyorlarmış.

[Ancak, 200.000 askere nasıl yemek buluyorlar? Yemek gereksinimlerini nasıl sağlıyorlar?]

Soruma,

[Bunu araştırdım. Bir grup ayak askerleri yiyecek karavanlarına eskortluk yapıyorlardı. Ancak açıkça taşıdıkları miktar yetersiz…]

Az bir tereddüt içerisinde hızlıca ekleme yaptı,

[Bu yalızca benim düşüncem ama fikrimce açlık nedeniyle ölümler oldu ve yamyamlığa başladılar…]

Ne kadar tatsız bir şey söyledi.
Uee…(TL: Midenin ağıza gelme efekti…) Orklar böyle bir Irk mıydı?

 

[Ne kadar her şeyi yiyebilselerde…]

[Gerçekten de her şeyi yiyorlar ama bu kadarı beklenen bir şey değil mi?]

Bu soruya,

[Hayır, bunun hakkında emin değilim. Ancak bir yerden ayrıldıktan sonra geride ölenlerin vücutları kalmıyor. Ve bizim köyümüzde tamamen silinip süpürülmüş, hiçbir şey geriye bırakılmadan. Aklıma gelen bir yetenek var, ama…]

Gerçeğin farkına varan Souei,

[Acaba… Ork Lordu olabilir mi?]

Souei’ nin cevabını beklemeden, Benimaru,

[Aynen. Bu kesin değil ama Ork Lordunun ortaya çıkmış olması büyük bir ihtimal. En azından Üst Sınıf bir Ork Şövalyesi onlara liderlik ediyor. Büyük olasılıkla köyümüze saldıran o şey.]

Konuşmayı özetleyecek olursak, Ork Lordu Orkların üzerinde güçlü yönetici yeteneklere sahip olan ender bir canavarmış.
Her birkaç yüz yılda bir ortaya çıkıyormuş. Dünya çapında şiddete sebep veren berbat bir canavar.
Ve görünüşe göre [Aç Kalanlar] adında Özel bir Yeteneğe sahipmiş.
Bu yetenek, ona hizmet edenlere de bağlı olarak, görüş alanlarındaki her şeyi yemelerine izin veriyormuş. Gerçekten berbat bir yetenek.
Evvela geçen Lordun üzerinden o kadar da zaman geçmemiş…
Ama şimdi büyümüş ve bir ordu hazırlamış. Eğer zekâsal olarak eksikse bir İblis Lordunun onu zorla, hızlı bir şekilde gelişimini sağlamış olması büyük bir ihtimal.
Her neyse Ork Lordu can sıkıcı bir benlik.
Bu kadar rahatsız edici birinin uzun zaman önce işinin görülmüş olması gerekir…
Ama şikâyet etmeyeceğim.
Ork Lordunun varlığını kafamda tutarak konuşmaya devam ettik.

Tahtadan parçalarla haritada Kertenkele Adam Ordusunu işaretledik, sayıları 10.000.
Onların arkasında Gabil’ in ordusu, 7.000 Goblin.
Bunu yaptıktan sonra Ork Ordusunun ne kadar anormal bir sayıda olduğu açıkça görülebildi…
Ama daha önemlisi,

[Durum buysa, o salak Kertenkelenin şehri tek bir saldırıda düşer, öyle değil mi?]

Evet. Gabil denen Kertenkele Adamların Elçisi,
O herif, onlar Orklarla savaşırken Kertenkele Adamların kalesine saldırmayı düşünüyor. Yorgun ve az sayıda olan Kertenkele Adamlar kesinlikle kolay bir şekilde yenilgiye uğrar.
Goblinler işte bu kadar güzel bir şekilde konum almış durumda.
Ancak kendi hemcinslerine saldırmasında bir neden yok.
Tanımadığı bir arazide yer alığından bundan şüphe duymuş olabilir ve bu nedenle birliklerini durdurmuş olabilir.
Ancak,

[Hmm. Yani durum bu.]

Hakurou kafa salladı. İlginç bir alev gözlerinde yanıyordu. (TL: Bilgelik alevi)
Ancak, eğer merkezlerini düşürseler bile Orkların ayakları altında ezilip giderler.
Çok fazla düşünüyorum değil mi?

[Çok fazla düşünüyorum. Özür dilerim. Sonuçta bu konuda bir amatörüm.]

Bu kelimelerden sonra konuşmaya devam etmeyi planlamıştım ama…

[Hayır, dediğiniz olası. Bu pozisyonu almalarında başka bir neden düşünemiyorum.]

[O herif sonuçta bir salak. Büyük olasılıkla şimdiki Liderin yerini almayı planlıyor.]

Bunlar Savaş Bakanlığının iki üyesinden çıkan fikirlerdi.
Yani, tamam bir salaktı… Ama bu kadar da salaklık olmaz.

[Ancak durum bu ise onu durdurmak en iyi seçenek olur.]

Vardığımız sonuç buydu.
Şimdi, Gabil’ i nasıl durdursak?

[Kertenkele Adamlar ile iyi bir ittifak oluşturmayı düşünürdüm. Sayılarımız az. Ancak onları terk etmemeliyiz.]

Hakurou ekledi ve herkes kabul etti.
Ben de düşüncesine katıldım.

[Ama bir ittifak kurmak iyi güzel de sayımız fazla az. Sonuçta kullanılmaz mıyız onlar tarafından?]

Endişelerimi kelimelere dökmeye çalıştım.
Oni’ ler bakıştılar.

[Rimiru-sama endişelerinizi dizginleyin! Her birimiz on bin tanesini katledecek kabiliyeti barındırıyoruz, bu kadarı endişe edilecek bir şey değil!]

Hakurou, hepsini temsilen konuştu.
“Çok fazla manga okuyorlar… On bin tanesine bir kişinin baş tutması olanaksız!” diye düşündüm ama

[Rimiru-sama, görüşmeye gitmeyi planlıyorum, Kertenkele Adamların Liderleri ile direk olarak bir müzakere de bulunmak için. Bana bu izni bahşeder misiniz?]

Souei sordu ve benden bir cevap bekledi.
Ne kadar da kendine güveniyor! Bunu ona bıraksam mı?
Haritayı kullanarak birkaç öngörüde bulunduk. Bu bize şimdilik ruhsal dinginlik sağladı.
Souei’ yi göndermeye karar verdim.

[Pekâlâ! O zaman sana Kertenkele Adamların Lideri ile görüşmeni emrediyorum. Eşit muamele görmemizi istiyorum!]

Bu kelimelerle Souei’ yi yolladım.

[Anlaşıldı! Hizmet etmek için yaşıyorum!]

Bu cevapla birlikte hemen gölgelere kayboldu.
Ayakları hızlı, gitmiş gibi gözüküyor.

[Geri kalanlar, bunları aklınızda bulundurarak hazırlıklara devam edin!]

Bu kelimelerle konferans sona erdi.
Bir bakıma sırada ne yapacağımıza karar verdik.
Bir ittifak kurabilirsek ne iyi ve eğer kuramazsak o köprüyü o zaman geçeriz.
Bunlar hakkında şimdi düşünmeye gerek yok. Bilakis şimdi yapmamız gereken şeyleri yapmalıyız.

Ve bu şekilde hazırlıklara devam ederken oyun tahtasında sıradaki parçaları oynatmayı bekliyorduk.
Ama bir Ork Lordu ha. Eğer gerçekten ortaya çıktıysa bu kesinlikle sıkıntılı bir kapışma olacak.
Gelecek hakkında düşünmek kendimi az bir şey melankolik bir ruh hali içerisine iteledi.

 

☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽☾☽

 

(TL Not: Kusura bakmayın çeviri geç kaldı… Sorumluluklar…Çok fazla sorumluluklar… :(( )

9 thoughts on “031. Olağanüstü Toplantı

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s