019. Köye Geri Dönüş

019. Köye Geri Dönüş

001. Güçlenme Bölümü

.

.

.

Ormanın girişinde Riguru ve diğerleri tarafından karşılandık.
Yola çıkalı tam beş gün olmuştu.
Ama halen daha hesaplamalarımın içerisindeydi bu gecikme.
Bir sürü sıkıntı çıkmasına rağmen bu yolculuğun ana hedefi gerçekleştirilmişti!
Bunun hakkında, Şehir içerisinde Maceracılar Loncasını göremedim; yazık, Özgürlük Birliğini yakından incelemek isterdim oysaki.
Üyeleri arasında “Dünya Gezgini” var mı diye bakmak istemiştim… Herhalde yoktur.
Ayrıca Cüce Krallığında yaşadığımız sıkıntılar nedeniyle el işi ve zırh yapımı gibi şeylerden alı koyuldum… Yani sonuçta bunun için yapabileceğim bir şey yok.
Ama yeni arkadaşlar edindiğimden mutluyum!
Ve 20 altın kazandık. Kuşu gözünden vurdum… Harbi.
Kaijin’ in grubunu Riguru ve diğerleriyle tanıştırdım ve merhabalaştılar.
Buradan sonra birlikte çalışacaklarından aralarının iyi olmasını istiyorum.
Düşünecek olursak cüceler ayrımcılığa daha az meyilli gibi görünüyor.
Belki kendilerinin de yarı büyülü varlıklar olmalarındandır.
Köye dönerken bir problemle karşılaştık.
Ranga kuyruğunu etrafımda mutlu bir şekilde sallıyordu. Ancak, ona üç kardeşten ikisini taşımasını söylediğimde o mutlu ifadenin yerini ekşi bir tavır aldı ve bir adım geri attı.
Daha sonra ikiliye bakarken şunları ekledi “Bu iki salak geride kalsa kötü mü olur?”
İkisini de yutacak bir tavırla dedi! Tabi ki bu cüceleri altlarına edecek kadar korkuttu.
İlk sefer onu gördüklerinde,

[[[Geeeeh!!! O da… ne öyle…]]]

İşte bu kadar korktular.
Bu onların oyunlarının bir başlangıcı mıydı?
Tam olarak anlamıyorum ama belki içerisinden gülünecek bir şey çıkar.

[Be… Bekle, Ranga! Fırtına Diş Kurtlarının yeteneklerini denemeyi planlıyorum. Bu yüzden o ikisini sana emanet ediyorum!]

Beni duyduktan sonra sanki esas duruş aldı ve

[Anlaşıldı Lordum!!!]

Ve bu şekilde anlaştık.
Kaijin ve en büyük kardeş Garm benim sırtıma binecek.
Ortanca kardeş Dold ve en küçük kardeş Mildo Ranga’ nın kine.
Güvenliklerini garantilemek için onları Ranga’ ta [Demir İplik] ile bağladım.
Sonuçta motosikletlerin olmadığı bir dünyada saatte 80kmh yapmak korkutucu bir tecrübe olacaktır.
O kadar hızlı koşulabilir mi bilmiyorum ama o kadar hızlı gitmeyi de düşünmüyorum…
Sıra bende.

Taklit: Siyah Fırtına Yıldız Kurdu

Taklit biterken şeklimi değiştirdi.

[İnanılmaz!!! Efendimden beklenen de budur!!!]

[Fu ha ha! Öyle tabi ki! Bu hale bürünmek, evrim geçirmek için sıkı çalış!]

Diye Ranga’ ya övgülü bir şekilde cevap verdim.

[Tabi ki! Beklentilerinize cevap verebilmek için elimden geleni yapacağım!]

Kafasında yeni bir hedef belirleyen Ranga’ nın gözleri parlıyordu.
Diğer Fırtına Diş Kurtları da bir o kadar heyecanlılardı.
Herkesin motivasyonun yüksek olması iyi bir şey.
Daha sonra Kaijin’ in grubuna baktım.
Ağızlarından köpük geliyor… Bayıldılar mı?
Yaşlı adam… Ne yapıyorsun…?
Aman neyse.
Günlük çalışmamı pratiğe dökme zamanı! [Demir İplik]’ i sırtımda kullanarak yavaşça Kaijin’ in grubunu bağlamak için kontrol ettim… Ve başarılı oldum! Bu şekilde Kaijin’ in grubunu bayılsalar bile taşıyabiliriz. Bu şekilde yola çıktık.
Yan bilgi olarak, Kaijin’ in grubunun bayılması aslında iyi oldu. Eğer bunu yavaşça halletmezsek 100kmh de daha kalkışta bayılabilirler…
Ranga’ nın arkasındaki iki kardeş Mildo ve Dold, dayanabiliyorlar gibi… Yok boşver. Yani şu hep duyduğum “Gözü açık gitti” böyle bir şeymiş, ha…
Başsağlığı diliyorum.
Büyük olasılıkla cücelerin bayıldığından geri dönüşümüz rahatça devam ediyordu.
Bayılmaları dillerini ısırmalarından iyidir.
Aslında kendinizi onların yerine koyun – korkunç bir tecrübe içerisinde uyanmak kötü olmaz mıydı?
Onun yerine mutlu yüzlerle uyumak daha iyi değil mi?
Onları yemek için uyandırırım.
Kötü bir insan olduğumu biliyorum.
Düşünecek olursak…

[Oi Ruguru! Kurdunu çağırabilmede başarılı oldun mu?]

[Bunu söylemek bana büyük bir utanç getiriyor… Daha bir değişiklik olmadı.]

Fumu. (TL: Anlama sesi)
Riguru bile yapmıyor.
Diğer Goblinler de bıkmış durumda, kurtlarda tabi ki.
Yani sadece Gobuta mı başarılı oldu?

[Yani sadece Gobuta başarılı oldu]

[Ne? Gobuta bu doğru mu?]

[Evet doğru onu çağırdım ve geldi!]

Bu sözleri duyunca diğer Goblinlerin ve kurtların gözleri kararlılıkla parıldadı.

[Ama bu olamaz. Gobuta Cüce Krallığına yürüyen salak tiplerden gidiş-geliş!]

Düşünecek olursak bu doğruydu!
Sadece bir salak zannedersiniz! Ama anlaşılan gereken yerde gereken şeyi yapabilen tiplerden.
Yani Gobuta bir salak ama bu onun beceriksiz olduğu anlamına gelmiyor.
Madem konuyu açtık dört aylık bir yolculuğu yürüyerek yemek ararken yapan biri eğer zayıf biri olsaydı bunları yapamazdı.
Bu şekilde Gobuta’ nın kafamın içerisindeki değer yükseldi. Er ya da geç tekrar düşecek de…!
Akşam olduğunda, mola verdik.
Yorulmadım ama diğerlerini bir molaya ihtiyacı var.
Herkes dinlenirken birkaç yetenek deneyeceğim.
Fırtına Yıldız Kurtlarının fiziksel güçleri baya yüksek.
Gücün içimden fışkırdığını hissedebiliyorum.
Yeri yavaşça ittiğimde anında zıplıyorum ve havadayım.
Benim tepki hızımla bu tam potansiyelinde kullanılabilir.
Yani sonuçta şimdiye kadar ki yapmış olduğum savaşlar hep [Su Kılıcı] ile düşmanın kafasının uçmasıyla bitti.
Güç ve hızın kavgalarda önemli olduğunu düşünürsek bu iyi bir gelişme,
Fırtına Yıldız Kurtlarını savaşma kabiliyetlerinden memnun olacak kadar.
[Ulu Ermiş] ile yaptığım birkaç deneyle Fırtına Yıldız Kurdunu taklit ettiğimde direk olarak Kara Yılanı hiçbir özel yetenek kullanmadan indirebiliyorum.
Şehirde canavarların sınıflandırılması hakkında bilgi edindim. Kertenkele B sınıfı idi. [Ulu Ermiş]’ in simülasyon yeteneği ile diğer canavarların sınıflarını tahmin edebilirim. Kara Yılan A sınıfına ulaşamaz ama on Kırkayağı yenebildiği için biri ona A sınıfı diyebilir…
Aynı şekilde normal –taklit edilmemiş- bir Fırtına Yıldız Kurdu bir Kara Yılandan daha güçlü ama on tanesi ile savaşması düşünülemez…
Bir dakika… Şu meşum [Kara Yıldırım] yeteneği…
İçgüdülerim onun tehlikeli olduğunu söylüyor.
Ve yine de slime halime geri döndüm ve denedim.
Sonuç,

Pika~tsu! ……..Chudo—n!!! (TL: Yıldırım efekti)

Fufufu…

Test hedefim, nehrin karşısındaki kaya parçası tuzla buz oldu.
Bu nedenle bu yeteneği bir daha kullanmamalıyım!
Yani,
Bir şey yapmadım! Buraya birden bire bir yıldırım düştü!
Buna karar kılalım.
Başka bir yetenek daha vardı, Kara Yılanın [Zehirli Pus Nefesi] bunu da kullanmayalım. En azından gücünü ayarlayana kadar.
Özellikle fazla büyü enerjisi kullandığından. Ve eğer iyi ayarlanmazsa bir dosta gelmesi ihtimali de var.
Yani gücündense kapsadığı mesafe de olağanüstü…!
Kaya parçasını içine alarak 20 metrelik bir alan ısıdan cam oldu…
Riguru ve diğerleri bir şey mi oldu diye koşarak geldi.

[Amaaaaan Tanrım, bir yıldırım birden önüme düştü! Ne kadar ilginç]

Bu şekilde onları kandırdım.
Görünüşe göre yıldırım dinlenmelerine engel oldu, kendimi kötü hissettim.
Şimdiden itibaren tehlikeli deneyler gizli bir yerde yapılmalı.
Aman neyse sonuçta istediğim veriyi elde ettim.
Beynimin içerisinde yaptığım simülasyon devam etti.
[Kara Yıldırım] ile benim versiyonum olmasa bile, Fırtına Yıldız Kurdu büyük olasılıkla 10 tane Kırkayağı yenebilir.
Bu sebeple Fırtına Yıldız Kurdu A sınıfından da üst bir rütbede olabilir.
A sınıfı canavarlar kendi hallerinde küçük bir şehri yerle bir edebilirler ve bu yüzden “Facia” sınıfındalar.
Bu nedenle şehrin yakınlarında taklit etmekten kaçınmalıyım.
Böylece araştırmam şafağa kadar devam etti…

……….

…..

Ertesi sabah.
Cüceler halen yüzleri bembeyaz bir şekilde uyandılar.
Durumları iyi mi?

[İyi misiniz?]

[A,aa… Neredeyiz biz?]

Bilinçleri yerine geldikçe çevrelerindeki alışagelmedik ortam yüzünden dona kaldılar
Hemen onlara Goblin Köyü’ ne doğru gittiğimizi söyledim.

[Ne dedin? Bunun gibi iki ay sürecek bir yolculuk için yakınlardaki bir kasabada bir at arabası ve yemek tedarik etmeliyiz!!!]

Şaşırmak için artık çok geç.
Ne desek ki… Takmayalım.
Düşünürsek normal birinin geldiğimiz mesafeyi anlaması zor olur.
Acelemizde yok.
Yani, durumu yavaş yavaş açıkladım cücelere.
Riguru ve diğerlerine gelince onlarda bir ateş yakıyorlardı.
Goblinler tek bir şekilde yemek yapıyorlar – kızartarak.
Şimdilik bir sıkıntı yok sonuçta tat alamıyorum!
Ancak tat alabildiğim zaman onlara pişirme teknikleri öğretmeliyim.
Goblinler kültürlü bir hayat sürebilirler mi?
Olur mu olmaz mı bilmiyorum ama değişik fikirlerim var.
Adam gibi yemek yapamazlarsa kötü olur!
Kahvaltı ederken geleceğe dair planları konuştuk.
Onlara iki güne köye varacağımızı söyledim.

[İmkansss….]

Cüceler ikna olmadılar.
Bu şekilde yolculuğa devam ettik.
Yol üzerinde [Düşünce Aktarımı] ile sohbet ettik. Cüceler de kullanabildiğinden bu bizi sıkıntıdan kurtardı [Düşünce Aktarımı] normal telepatinin geliştirilmiş hali ve daha güçlü olduğundan daha fazla kişi ile sohbete izin veriyor, diğer hareketler esnasında da kullanılabiliyor, kapsama alanı 1 kilometre.
İkinci koşu da cüceler bayılmadan sırtımıza tutunuyorlar. Görünüşe göre kendilerini hazırlamışlar. Rüzgâr yüzünden gözlerini kapamak zorunda kaldıklarından iplikten uydurma ince bir zarı andıran lens tarzı bir şey yaptım. Şaşırtıcı, işe yarıyor.
En sonunda düşünce gücü ile biraz kontrol edebiliyorum.
Bu kadar büyü özüne alışınca mümkün.
Yolda hareket halindeyken, cücelerden günlük bilgilerini (toplumsal sağduyu) öğretmelerini istedim.
Cüce konuşurken goblinler heyecanlı bir şekilde dinliyorlardı.
Daha sonra biz de duyduklarımızı, bilgilerimizi ekledik ve sohbet canlandı.
Birbirileriyle kaynaşmaları beni rahatlattı. Durum böyle devam ederse köyde de iyi anlaşmaya devam ederler.
Goblin, Cüce geldikleri yer aynı sonuçta.
Uzun süre yaşayan cüceler, kısa süre hayatta kalabilen goblinler, aralarındaki terk fark evrimlerinin farklı olması. Ama goblinler evrim dedi, bunu söylemek aşağılayıcı mı olur acaba?

Diğer bir deyişle goblinler cücelerin canavarlaşmış hali denebilir. Goblinler Hobgoblinlere evrim geçirebiliyorlar. Ama evrimlerinden sonra ömürlerde uzadı bunların!
Yani sadece değişken bu değil aslında, iblis ırkı ve peri ırkı arasında ki tek fark yaşam süreleriydi.
Yarı peri ırkında bile cüceler iblislere Elflerden daha yakınlar.
Belki bu yüzden tiksinmeden kolayca alışabildiler.
Birden bire hatırladığım için sormak istedim,

[Kaijin sormak için biraz geç ama emin misin? O kadar yüksekte gördüğün Cüce Kralı’na o lafları etmiş olmakta?]

[Oh onun hakkında, ona gerçekten hayranım! Ona hayran olmayan tek bir cüce yok ki. Kim, sanki fantastik masallardan çıkmış onun gibi bir kahramana hayran olmaz ki?]

Kesinlikle.
Kahramanlar sadece masallarda var.
Bu kahraman ancak yaşıyor ve iyi durumda aynı zamanda halkını destekliyor ve koruyor.
Bu nedenle aynen dediği gibi – herkes ona saygı ve hayranlık duyuyor ve herkes bunun gibi bir Kralın amacına hizmet etmek ister…
Aynısını yapmaya azmim var mı?
Goblinlerin efendisi olmam tamamen şans eseri. Ama buradan sonra nasıl devam etmeliyim?
Aman sıkıntı yok, aynen kesinlikle sıkıntı yok!
Bu şekilde “kendim” olmak istiyorum.

[Hey Kaijin, neden beni takip etmek istedin? Eğer düşünürsen Kral’ ın altında tekrardan çalışmak daha iyi bir teklif değil mi?]

Bu soruyu duyunca Kaijin cevap verdi.

[Gahahahaha! Danna şaşırtıcı derecede ince düşünceli biri! Neden mi? Çünkü ilginç! Hislerim bana böyle söyledi. Bu karşımdaki her şeyi yapabilir diye! Sence de iyi bir neden değil mi?]

İyi bir neden…ha?
Şüphesiz.

[Fumu. Sonra gelip karı gibi ağlama bana. Altımdakileri sıkı çalıştırmamla bilinirim, biliyor musun?]

Her neyse, yapamadığım bir şey ile karşılaştığımda bunu mümkün kılabilecek diğerleri var, başkalarına sırtımı dayamak istiyorum. Ama benim yardımım gerekirse elimden geleni de yaparım.
Zor olsa bile, bu içten dileğim.

[Biliyorum.]

Memnun bir şekilde kafa salladım.

.

İki gün sonra köye vardık.
Görevimiz tamamlanmıştı ve köye vardık!

.

.

.

Durum
İsim: Rimiru Tempest
Tür: Slime
Kutsal Koruma: Fırtına Hanedanlığı
Unvan: Canavarları Kontrol Eden (Kimse)
Büyü: Yok
Yetenekler: Özel Yetenek [Ulu Ermiş], Özel Yetenek [Avcı], Slime Türüne Ait Yetenekler [Özümseme, Absorbe, Yeniden Yapılandırma], Ekstra Yetenek [Su Kontrolü], Ekstra Yetenek [Büyü Algısı], Elde Edilmiş Yetenekler: Kara Yılan [Isı Tespiti, Zehirli Pus Nefesi], Kırkayak [Felç Edici Nefes], Örümcek [Yapışkan İplik , Demir İplik], Yarasa [Ultrason Dalgaları], Kertenkele [Savaş Zırhı], Kurt [Üstün Koku Duyusu, Telepatik İletişim, Baskı]
Rezistanslar (Dayanıklılık): Termal Dalgalanma Rezistansı EX, Fiziksel Saldırı Rezistansı, Acı Rezistansı, Elektrik Rezistansı, Felç Rezistansı.

5 thoughts on “019. Köye Geri Dönüş

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s