011. Evrim Geçiren Canavarlar

011. Evrim Geçiren Canavarlar

01. Güçlenme Bölümü

.

.

Kurtlar geri çekilme niyetinde değiller.
Bu kötü olabilir…
“Esaret yerine ölüm!” gibi bir düşünceyle bana karşı gelmeyi mi planlıyorlar?
O zaman bu olay tamamen bir savaşa dönüşür.
Kazanma şansları yok ama bizim tarafta hasar almadan bu durumdan kurtulamaz.
Buraya kadar hasar almadan gelmiş olmak… Kesinlikle yeneriz ancak daha fazla savaşmaktan kaçınmayı tercih ederim.
Daha önceki seslere rağmen şimdi ürkütücü bir sessizlik hakim savaş alanına.
Keskin Diş kurtları bütün dikkatlerini bana yöneltmiş durumdalar.
Yavaşça hareket etmeye başladım.
Nasıl tepki vereceklerini bilmiyorum ama bu kadarı liderlerinin öldüğünü anlamaları için gerekli.
Liderin cansız bedenine yaklaştım. Kimse beni durdurmak için bir şey yapmadı.
Yakınımdaki kurtlar bir adım geriye gitti.
Ve lideri [Avcı] ile özümsedim.
Bu kadarı kazananın hakkı.

<<Analiz tamamlandı. Keskin Diş kurt türü taklit edilebilir. Türe özel yetenek [Üstün Koku alma, Telepatik iletişim, Baskı (Tehdit) elde edildi.>>

Diye bildirdi [Ulu Ermiş].
Pekâlâ.
Karşımdakiler… Liderlerini yediğimi gördükleri halde hareket etmediler.
Hmmm.
Bunu yapınca bir panik ile kaçacaklarını ve ya korku içerisinde titreyeceklerini düşünmüştüm…
Ah, evet! Esaret ve ya ölüm demiştim…
Lanet olsun… Adrenalinin beynime sıçramasından dolayı, al işte sonuç bu.
Her neyse yapacak tek bir şey var. Onlara bir çıkış yolu sunalım bari.
Bu düşüncelerle Keskin Diş kurdu kılığına büründüm.
Ve,

*Guru, Uooooooooooon!!!*

[Baskı]’ yı kullanarak uludum.

[Kukuku! Duyun beni! Sadece bu seferlik sizi affedeceğim. İtaat etmeyecekler şimdi gözlerimin önünden kaybolsun!!!]

Diye kurtlara bildirdim.
Bu kadarla köpecikler bile kaçacak cesareti bulmalılar.
Diye düşündüm,

[Tek bir benlik gibi, sana itaat edeceğiz!!!]

Cevap verdiler ve önümde diz çöktüler.
Dürüst olmak gerekirse, yorgun-bitik-uykulu bir avuç köpek gibi görünüyorlar.
Her neyse, esareti tercih etmiş gibiler.
Peki… Hareketsizlerken bunu mu düşünüyorlardı?
Ve bu şekilde goblinlerin köyünde olan savaş sona erdi.

.

Demek isterdim ama daha bitmedi!
Sonucunda –uzlaşma ve köyün onarımı- savaştan çok daha zordu.
“Hangi piç bu evin yok edilmesini emretti” gibi…
Şimdi ne yapsak? Peki, Goblinler yatak için ne kullansa?
Ve köpekleri kim yürüyüşe çıkaracak…
Çoğu ölmüş olmasına rağmen halen seksen küsür hayatta.
Bunun hakkında… Neyse, bu günlük bu kadar! Düşünmeyi yarına bırakalım.
Böylelikle şimdilik Kurtlara beklemelerini söyleyerek Goblinlerin kamp ateşini yakınlarında dinlenmeye çekildim.
Böylece sabah oldu.
Bütün gece düşündüm ve en sonunda:
“Goblinleri kurtlardan sorumlu yapma” planını fikri aklıma yattı.
Goblinlerin savaşma gücü yetmiş dört. Savaştan hasar almadılar.
Birkaç çizik vardı ama bu kadardı.
Köpeklerden, seksen bir tane var.
Çoğu hasar almıştı ama anında yapılan tedavi ile iyileşmeye başladılar.
Daha fazla burnumu sokmadan bile iyice iyileşecekler. Bu kadar kuvvetli bir iyileşme yetenekleri var.
Uyandıktan sonra, Goblinleri bir sıraya dizdim.
Çocuklar ve yaşlılar gizlice seyretmek istediler ancak evler olmadığından çok göze batıyorlardı.
Köyün Şefi yanımda bekliyordu.
Her ne kadar iyi niyetli bir amacı olsa bile -benimle ilgilenmek-… yaşlı bir goblinin ilgisinden mutlu olabileceğimi söyleyemem.
Bu kadarı estetik duyularım tarafından dikte edilmişti.
Kaç kere bir canavar olarak yeniden doğsam bile zevklerim değişmez-boyun eğmez!
Ve şirin şeyler köyde var olmadığından şimdilik pes ediyorum.
Daha sonra kurtlar dâhil olmak üzere herkesi sıraya geçirdim.
Peki, o zaman…

[Eveeet… millet. Bu andan itibaren bir çift halinde hareket edeceksiniz.]

Tepkilerini bekliyorum.
Ancak, hiçbir ses yapmaksızın gelecek diğer talimatlarımı bekliyorlar.
Kimse verilen emirden hoşnut kalmamış gibi değil.
Şimdilik iyi gidiyor,

[Dediğimi anladınız değil mi? Bir gurup oluşturun: bir goblin bir kurt.]

Bunu dedikten sonra,
Goblinler ve kurtlar birbirlerinin yanında otururken bakıştılar.
Ve,

[Guga!] (Bana iyi bak)

[Gau!] (Aynen!)

Bu kadar hızlı bir şekilde arkadaş oldular.
Bu “Dünün düşmanı bugünün dostu” gibi bir şey olmalı herhâlde.
Tam o anda aklıma geldi.
“İsimsizler değil mi?”
Onlara seslenmek hiç elverişli değil.
Goblin kurt ikililerine bakarken,

[Şef, size seslenmek fazlasıyla zahmet verici. Bu yüzden sizlere isim vermeyi düşünüyordum. İyi olur mu?]

Herkes bana bakıyordu, bütün gözler üstümdeydi bunları söylerken.
Siviller içinde geçerliydi bu.

[Bi… bize gerçekten bu onuru bahşeder misiniz?]

Şef sordu, müthiş bir heyecan içinde.
Hmm? Bu heyecan da nerden geldi?

[Ah, evet. Eğer senin içinde bir sıkıntı yoksa size isim vermeyi düşünüyordum.]

Cümlemi bitirdiğim anda sanki nefeslerini tutmuşlar gibi goblinler sevinçten bağırmaya başladılar (sevinç çığlıkları?)
Noldu bunlara?
Durum şöyle izah edilebilir. MÜTHİŞ BİR HE-YE-CAN!!
Bu kadar isim istiyordularsa kendileri düşünselerdi ya…

O zaman bu kadar kaygısızdım.

Şefle başlayalım.
Öncelikle oğlunun adını sordum. “Rigur”
Ve şefe “Rigur-do”, Rigurdo ismini verdim.
Adın özel bir anlamı yoktu sadece havalı olduğunu düşündüm.

“Oğlu hayatta olsaydı “Rigur!” diye seslenirdim ve şef “Do!” diye cevap verdidi”… şaka olarak bunları söyledim şef birden bire ciddileşti.
Dahası,

[Oğlumun adıyla onurlandırılmış olmak, lütfen bu şükran gözyaşlarına izin verin!]

Ne kadar da abartıyor!
Öylesine bir hevesle isim vermek kendimi kötü hissettirdi…
Aman her neyse! Bu his kayboldu.
Goblin Lideriyle devam ederek ona abisinin ismini verdim. “2.” Ekleyebilirdim ama gereksiz geldi. Bu şekilde artık “Rigur” oldu.
Bunu söylediğim zaman yere kapaklandı sanki bana dua edermişçesine.
Harbiden bunlar bu işi fazla ciddiye alıyor… Aynı tas aynı hamam (babada oğluda aynı).
Nasıl olsa hepsine isim vereceğimden önce ailelerden başlayalım.
Daha sonra bekâr goblinlerle yetim goblinlere isim verdim.
Acaba gelecekte de bu isimleri kullanmaya devam edecekler mi?
Torunun olmasıyla gelecek kuşağın şefi büyük olasılıkla “Rigurdodo” olabilir.
Ve onunda torununun torunu “Rigur” ve şef ise “Rigurdododo”.
“Gerçekten mi?” demek doğru olur ama… her neyse!
Ve bu şekilde isim verdim.
Daha sonra bana bunları söylediler,

[Rimuru-sama ne kadar müteşekkir olduğumuzu söyleyemeyiz… Ancak gerçekten iyi olduğuna emin misiniz?]

Şef… Rigurdo endişeli bir sesle sordu.

[Noldu?]

[Ah hayır yani Rimuru-sama’ nın müthiş derecelerde büyü enerjisine sahip olduğunun farkındayız… ama yine de bu kadar ismi birden vermek…]

Ne diyor bu? Sadece isim veriyorum…

[Oh? Yani sıkıntı yok, tahminimce…]

Ve bu şekilde isim vermeye devam ettim.
Görünüşe göre Rigurdo bir şeyler söylemek istiyordu ama dikkat etmedim.
Goblinlere isim vermeyi bitirdikten sonra, kurtlara yöneldim.

Liderleri önceki liderin oğlu.
Babasına benziyor, sağlam bir vücut ve aynı şekilde kendini taşıyor.
Bu kan gibi kırmızı gözlere bakarken, bir isim düşündüm.
Evet! Fırtına diş kanjisi -“Ranga”! (TL: 嵐 kanjinin bir okunuşu ran (fırtına) 牙 ise (diş) ga)
Biliyorum isimlerim çok kötü.
Kendi aile ismimi alarak türleriyle birleştirdim.
Yani “Doğru düzgün isim vermek iyidir”… bu cümleyi takmayacağım.

Tam o zaman!
Büyü enerjisinin vücudundan emildiğini hissettim.
Ve anlatılamaz derecede bir uyuşukluk- uyuma istediği bana saldırdı.
Bu da… ne?
Yeniden doğduğumdan beri kendimi bu kadar yorgun hissetmemiştim.

<<Açıklama. Büyü Enerjini kapasitenin üzerinde kullandın! Azaltılmış aktivite durumuna geçiliyor. Tamamen iyileşme süreci tahminen üç gün>>

Bilincim açık.
Uykuya ihtiyacım olmadığından.
[Ulu Ermiş]’ in yaptığı açılmayı da duyabiliyorum. Açıklamadan sonra en sonunda durumu anlayabildim.
Fazla büyü enerjisi mi kullandım? Yani MP bitti ha? (TL: MP RPG lerdeki büyü kullanmayı sağlayan genellikle mavi bar)
Ancak buna ne sebep olmuş olabilir ki? Bu zamana kadar kullandığım onca yetenek şimdi mi patladı?
Ama durum bu gibi değil.
Bedenimi hareket ettiremiyorum.
Yani azaltılmış aktivite durumu kış uykusu gibi bir şey olsa gerek… uyku dahil olmadan.
Paniklerken Rigurdo vücuduma bakıyor.
Nasılsa daha falza yapabilecek bir şey de yok bu nedenle kamp ateşinin çevresinde yanımda oturuyorlar.
Blincim var ancak hareketsizim.
Bu durum hakkında düşünüyordum.
Büyü enerjim isim verirken azaldı.
İsim vermek büyü enerjisi kullanıyor ha…
Baya büyük bir büyü enerjisi Keskin Diş liderine isim verirken kullanıldı.
Yani canavarlara isim vermek büyü enerjisi gerektiriyor.
Bu sonuca varmam iki günümü aldı.
Bu Rigurdo’ nun kaydısının nedeni olmalı.
Bir dakika… yani bu durum bu dünyada gündelik bilgilerin içerisinde mi?
Konuş!!! Eğer konuşmazsan nasıl öğrenebilirim…
Eğer ciğerlerim olsaydı, patlayana kadar bağırırdım.
Yani, eğer vücudumu oynatabilseydim, yakınırdım.
Ciğerlerim patlayana kadar bağırmayı da kim söyledi?
Ama her neyse birden bire durunca tabi ki goblinler endişelendi…
Ve önce bana kim bakacak konulu bir kavga başladı.

Ne halt yiyor bunlar… şaka yapmayı bırakın. Goblin haremi olmadan da yaşayabilirim.
… Dokunana güzel şeyler bahşeden kutsal bir aksesuar gibi bakıldım.
Ve üç gün geçti.

TAMAMEN  İ-Yİ-LEŞ-TİM

Büyü enerjim bitince bedenimde barındırdığım büyü enerjisi çoğalmış gibi.
Büyü enerjisi yaşamamızı sağlayan şey.
Büyü enerjisi yakıt olarak kullandığımız bir şey.

Bir şekilde anladığımı düşünüyorum.
Eğer özetlersek, “Öldürmeyen şey seni güçlü kılar” gibi bir şey bu durum. (TL: Acı yoksa kazançta yok?)
Birkaç deney mi yapsam? Diye düşündüm ama yapmamaya karar verdim.
Yapmak için gerekli bir neden göremiyorum ve deney yaparken ölmek hiç de hoş olmaz.
Yani görebildiğiniz üzere bu çizgiyi çoktan geçtim.
“Gardını indirirsen ölürsün!”.
Peki şimdi…
Uyandığımı fark edince goblinler hemen toplandı.
Keskin Diş kurtları da köye girdi.
İyi güzel de… bu da ne lan…?

[Siz… siz kocaman olmuşsunuz.]

Evet.
Goblinler normalde 150 cm uzunluğunda, ancak şimdi en az 180 olmuşlar.
Önümdeki 2 metre uzunluğunda.
Keskin Dişlerde yeşilimsi kürkleri simsiyah olmuş etkileyici bir parıltı yansıtıyor.
Dahası uzunlukları 3 metre olmuş.
En son gördüğümde en fazla 2 metrelerdi.
Ve sessizce yürüyen, değişik bir aura yayan 5 metre uzunluğundaki kurt.
Siktir, korkutucu.
Ve,

[Efendim! İyileşmeniz beni sonsuz bir mutlulukla dolduruyor!!]

Akıcı bir şekilde bunları söyledi.
…olamaz… “Ranga”, deme?
Son günlerde burada ne oldu…
Söyleyecek kelimeleri bulamazken canavarlar Ormanı mutlu bir ulumayla doldurdu!

.

.

.

Durum
İsim: Rimiru Tempest
Tür: Slime
Kutsal Koruma: Fırtına Hanedanlığı
Unvan: Yok
Büyü: Yok
Yetenekler: Özel Yetenek [Ulu Ermiş], Özel Yetenek [Avcı], Slime Türüne Ait Yetenekler [Özümseme, Absorbe, Yeniden Yapılandırma], Ekstra Yetenek [Su Kontrolü], Ekstra Yetenek [Büyü Algısı], Elde Edilmiş Yetenekler: Kara Yılan [Isı Tespiti, Zehirli Pus Nefesi], Kırkayak [Felç Edici Nefes], Örümcek [Yapışkan İplik , Demir İplik], Yarasa [Ultrason Dalgaları], Kertenkele [Savaş Zırhı]
Rezistanslar (Dayanıklılık): Termal Dalgalanma Rezistansı EX, Fiziksel Saldırı Rezistansı, Acı Rezistansı, Elektrik Rezistansı, Felç Rezistansı.

4 thoughts on “011. Evrim Geçiren Canavarlar

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s