004. İlk Arkadaş

004. İlk Arkadaş

01.Güçlenme Bölümü

Söylemek gerekirse, çok şaşırdım.
Kalbine yumuşak falan dediğim için özür dilerim.
Sorgulamaya hiç gerek yok – karşımdaki tehlike arz eden biri.
Kaba davranışlarımı göremememiş olma bahanesi ile geçiştireyim… Sonuçta bir şey olacağı yok.

(Oi. Verdiğin sözü hatırlıyorsun değil mi?.. aynı zamanda o kadar laf etmene rağmen hemen öğreniverdin.)

(Tabi ki hatırlıyorum~! Şaka yaptım. Hem çevremi görebiliyorum hem de duyabiliyorum. Teşekkür ederim!)

(Problem değil. Aslında öğrenmek için daha fazla zaman harcayabilirdin…)

Şimdiki halimi göz önünde bulundurursam iyi olmalıyım.
Birazcık korktum ama bu ejderhanın bana kibarca yardım ettiğini göz ardı edemem.
Dahası, gerçekten yalnız biri.
Uzaktan bir bakışla, çok fazla şeyi kaybetmiş gibi gözüküyor. “Ağlayan Kızıl Ogre” gibi. (TL: Bir Japon hikayesi Google’dan okuyabilirsiniz.)

(Peki… şimdi ne yapacaksın?)

(Umm… “Dünya Gezginleri” ‘ni arayacağım, bulamasam da sıkıntı yok.)

Birkaç tanesini bulsam iyi olurdu ama sadece iyi birileriyse.
Ayrıca en sonunda görebiliyorum etrafa bakmakta (dünyayı gezmek) bir sıkıntı olmamalı.
Dünya sonuçta şimdi kocaman (görebildiği için).
Artık çim yiyerek zaman öldürmeye gerek yok.
Ama… bu ejder.
Kolunu bile kıpırdatamayacağa benziyor.
Ve 300 yıl boyunca böyle durdu ha?

(Bu arada Veldora-san… Mühürlendiğini mi söylemiştin?)

(Mu? Ah, evet. Önemsiz bir problemi küçümsedim… Eğer baştan bütün gücümü kullansaydım, kaybetmezdim!)

Nedense ”kaybettiğini” açıkladığı zaman hiç kaybetmiş gibi değildi.
Yani şimdi gerçekleri konuşalım ne bir kılıç, ne bir mızrak ve ne de büyü bu koca adamı indirebilir, ama…

(Gerçekten de güçlü biri miydi?)

Nasıl bir yaratık ondan güçlü olabilir ki?
Dışarısı düşündüğümden daha tehlikeli!… Büyük olasılık.

(Aynen öyle. Güçlüydü. Kutsal güçlerle korunan, insanlığın “kahramanı”)

Kahraman.
Bu terim bir oyuncu olduğum için tanıdık.
Son zamanlarda, “tesadüfen kahraman oldum” hikâyeleri popülerdi ama onların bu kadar gereksiz bir şekilde güçlü olduklarını hatırlamıyorum.
Bu dünyada gerçekten güçlüler.

(Kahraman demişken, kahraman kendine “Çağırılan” demişti. Acaba senin dünyandan gelmiş olabiliir mi?)

(Ney? Hayır, hayır! Kimse benim dünyamda o kadar güçlü değil.)

(Yok, bu dünyada ki “Dünya Gezginleri” genellikle özel güçlere sahip. Bu güçler sayesinde ruhları bu dünyaya bağlanıyor.)

“Çağırılan” lar genellikle kimsede olmayan ender güçlere sahip.

Şansı yaver gidepte gelenlerdense “Çağırılan” lar daha güçlüler.

Başarı oranı %0.03 ama kahramanın durumunda başarılı oldu.)

(Çağırma derken, büyü ile çağırma gibi bir şey den mi bahsediyorsun?)

(Aynen dediğin gibi. Bu ayin 30 kişinin 3 gün zarfında yaptığı bir şey. Başarı oranı düşük ama başarılı olunduğu zaman müthiş güçlere sahip olan kimseler (silah görevinde) ortaya çıkabiliyor.)

(Ney? Silah mı?)

(Evet. Çağıran kimselerin ruhuna bir çeşit lanet bağlıyarak baş kaldırmalarına engel oluyorlar.)

(Nasıl yani? Çağırılanlara insan gözü ile bakılmıyor mu?)

(İnsan?… Bazı “Dünya Gezginleri” bu durumdan sıkıntı ile bahsediyorlardı. Ama bunun gibi olaylar bu dünyada normal. En güçlünün hayatta kalması bu dünyanın tek gerçeği.)

Anlıyorum…
Bu dünayanın normlarıyla benim dünyamdaki fantastik hikayeler arasında çok fark var. (TL: Zero no Tsukaima gibi)

(Peki öyleyse o zaman “Dünya Gezginleri” köle olarak mı görülüyorlar?)

(Bu kişiden kişiye değişir. Eğer “Canavar Savuşturma Lütfü” ile çağırıldıklarında bağışlanmadılarsa sessiz sakin bir hayat sürdürüyorlar, eğer bağışlanmışlarsa onlar “Maceraperest” oluyorlar. (TL: Maceraperest = Adventurer yani normal kimselerin yapamayacağı canavar temizleme görevleri ile ilgilenen kimseler)

Karşılaştığım ve savaştığım çoğu genellikle başka dünyalardan gelen kimselerdi! Fuhahaha!!!)

(Yani zorla çalıştırmak sadece “Çağırılan” lara özel bir şey mi?)

(“Zorla çalıştırmak” doğru olur mu bilmiyorum.. ama neyse. İnsanlar hakkında çoğu şeyi biliyorum ama her şeyi değil.)

(Bu beklenen bir şey… Kusuruma bakma.)

Olayın tersine, bir ejderhaya göre baya bilgili.
Neyse, konuşmak bile onu çok mutlu ediyor ve her sorduğuma cevapta veriyor.
Şimdilik konuşmaya devam edelim.
Nasıl kahraman ile dövüştüğünü.
Kahramanın ne kadar güçlü olduğunu.
Beyaz tenli oluşunu,
Kızıl, küçük dudaklarını,
Simsiyah uzun saçını,
Ne çok uzun ne çok kısa, kırılgan ince fiziğini,
Ve yüzü bir maskeyle gizlenmiş olmasına rağmen, bu kahramanın güzel olduğu tartışılamaz.
Bir bayan.

.

Pekii… Onun kaybetmesine neden olan şeyin fiziki güzelliğinin mi olduğunu sordum? Sorduğum zaman “Saçmalama!” dedi – sinirli bir şekilde.

.

Kıvrımlı özel bir kılıç – katana – ve bir kalkan taşıdığını söyledi.

Özel Yetenek [Mutlak Kesiş]

Özel Yetenek [Sonsuz Zindan]

İle, her tip büyüye karşı koyarak nasıl onu köşeye sıkıştırdığını mutlu bir şekilde anlattı.
Anlattığı hikayeyi anladım ama, bu ejder, insanları seviyor gibi.
Onlara önemsiz ve pislik diyor ama hiçbir zaman bir tanesini öldürmemiş.
En azından gazabını kazananları.
300 yıl önce bir olaydan ötürü bir şehri yerle bir etmiş. (TL: tozla duman?)
Ve bu nedenle bir kahraman yollanmış ve Veldora mühürlenmiş.
Kahramanın Özel Yeteneği [Sonsuz Zindan] ile.
Bir ejderhanın düşüncelerini anlayabileceğimi zannetmiyorum.
Birinin duygularını da geçtim sonuçta ne kadar hayal edersem edeyim zar zor sempati kurabilirim.
Ama en azından kötü bir ejderha olmadığını söyleyebilirim.
Ve hey, ona kanım ısınmaya başladı.
Bu nedenle ondan artık korkmuyorum.
Bu yüzden…

(Her neyse! Yani, benim… Yok, acaba arkadaş olabilir miyiz?)

Böyle şeyler söylemek hala utandırıyor.
Kıpkırmızı olmuşumdur herhâlde.

(Ne, ne dedin? Herkesin kalbine dehşet saçan ben Fırtına Ejderhası Veldora b-biriyle, alt ka-demenden bir s-s-slime ile arkadaş olması mı?)

(Ah… Tamam o zaman maden hoşuna gitmedi…)

(Seni gidi salak! Kimse hoşuma gitmediğini söylemedi!) (TL: hoşuna gitmemesi = nefret)

(Eee, o zaman? Umm… ne yapıcaksın bu durum hakkında?)

(…bakalım… Eğer ısrar ediyorsan… Düşünebilirim…)

Nedense çekine çekine arada beni kesiyor.
Eğer bu şirin ve güzel bir kız olsaydı mutlu olurdum ama.. dehşet veren bir ejder tarafından yapılınca…
Yani, sonuçta gerçekten ilginç bir durum.

(Israr ediyorum! Kararın nedir? Eğer hoşuna gitmiyorsa, öyle olsun. İkinci bir şansın yok haberin ola!!!)

(Cho…! O zaman seçim hakkım yok! Arkadaşın olacağım! Bana minnettarlığını göster!)

Oh be.
Bu ejderha çok laf söz dinleyen tiplerden değil.
Bende değilim, yani ortak noktamız var.

(O zaman şimdiden başlayarak senin bakımındayım, bana iyi bak!) (TL: HMM… yani…yani arkadaş oldular😛 / kol kanat germek gibi)

(Tamamdır!… Ah o zaman sana bir isim vermeme izin ver. Sende bana vereceksin!)

(Ne? Neden birden bire?)

(Ruhlarımıza eşit olduğumuzu kazımak için. İnsanların da dediği gibi, Soyadı gibi bir şey.

Benim sana vereceğim isim sana “Kutsal Koruma” bahşedecek.

Senin daha ismin yok, bu yüzden şu andan itibaren isimli bir canavar olacaksın!)

Mu mu.

Yani, bir soyadı (normalde kullanılacak olan) bulmam gerek ha?
Bu gibi şeylerde iyi olduğumu söyleyemem…

(Fırtına Ejderhası Veldora olarak adlandırıldığına göre, “Tempest” nasıl? (TL: … “Tempest” te şiddetli fırtına demek… NASIL ÇEVİRSEM Kİ?)

Güzel değil deme?

Hoş bir fonetiği olduğu için direk “Fırtına” yı alarak “Tempest” e değiştirdim… (TL: Suçunu kabullendin HA!)

(Tamadır! Ne kadar güzel bir isim!)

Hoşuna mı gitti?

(Şu andan itibaren, Benim adım Veldora Tempest. Ve senin ki…

“Rimiru”, Rimuru Tempest olacak!!!)

Ve bu isim ruhuma kazındı.
Çok farklı bir şey hissetmedim.
Ama ruhumun derinliklerinde bir şeylerin değiştiğini fark ettim.
Bu Veldora’ ya söylemem gereken bir şeydir değil mi?
Ve böylelikle, arkadaş (belki ruh-arkadaşı demek daha mı uygun olur?) olduk.

(Ah. Gitmeden önce sormak istediğim bir şey var. Acaba bu mührü kaldıramaz mıyız?)

(Benim sahip olduğum güçle olmaz. Eğer kahramanın sahip olduğu özel bir yetenek gibi bir şey olsaydı mümkün olabilirdi…)

(Senin Özel Yeteneğin yok mu?)

(Var. Ama mühürlendiğim anda hiç birini kullanamaz oldum. Telepatiyi bile zar zor kullanabiliyorum…)

Kahramanın kullandığı özel yetenek [Sonsuz Zindan] hedefi sonsuz bir zamana ve hayali bir boyuta hapsediyor ve dışarıdan bir müdahaleye izin vermiyor. Tek yapabildiğinin telepatik bir şekilde konuşmak olması da garip aslında…
Yani sonuçta zamanla gücü zayıflayan bir şey değil.
Şu anın bile farkında olarak başka canavarlarla konuşabilmek dışardan müdahalenin örnekleri değil mi? Yani burada garip olan aslında Veldora…
Tabi ki ikimiz de bunun farkındayız.

(Peki! Denemek istediğim bir şey var…)

Böyle derken Veldora’ya dokundum.
Ve,

<<Özel Yetenek [Sonsuz Zindan] özel Yetenek [Avcı] ile özümsenmeye çalışılıyor…Başarısız>>

Beklendiği gibi, bir kahramanın koyduğu bir mühür öyle kolay kolay gitmeyecek.
Ama bir saniyelikte olsa kahramanın yeteneğiyle temasa geçtiğimde, müdahale anında bir ışık ortaya çıktı, ama sonra normale dödü.
Görünen o ki sadece bir anlık küçük bir yırtık (delik) oluştu [Sonsuz Zindan] da. Ama hemen kendini toparladı.
Ve benim “Nasıl olsa Özel bir yetenek bir şeyler olur” düşüncem beni yalnızca tehlikeye sürüklediğini ne zaman öğreniceğim.
Ama yapabileceğim hiçbir şey yok mu?
Ne yapsak…

<<Çözüm. Özel Yetenek [Sonsuz Zindan] kısmi olarak analiz edildi. Kaçış yöntemleri sıralanıyor.

Bedenin (canlı vücut) kaçması imkânsız. Fiziksel hasar ile zindanın yok edilmesi %0 ihtimal.

Hayali boyut konusunda – analiz kaçışı imkânsız olarak tanımladı.

Aynı şartlar altında analiz yapılaması gerekiyor. Bu yüzden şu anda analiz etmek imkansız.

Ruhsal bedenin kaçış olanağı %1.

Eğer biri ruh için önceden bir beden ayarlarsa ve ona bağlanırsa, başarı oranı %3.

Bu tekrar doğuş ile aynı bir metod. Eğer ayarlanan bedenin ruhla arasındaki bağ iyi olmazsa anılar ve yetenekler silenecektir.

Kaçış yöntemleri listelendi. >>

Fumu
Hiç iyi değil.
Bu özel yetenek [Sonsuz Zindan] da iğne deliği kadar açık yok anlaşılan.
Ama fiziksel hasara dayanıklı olması…
Kesinlikle bu müthiş defansında bir açık olmalı.

(Kahraman hiç hasar aldı mı? Hiç yarası falan var mıydı?)

(Güzel sordun! Vuruşlarımız birbirine denkti ve birkaç sefer direk olarak vurmayı başarabildim! Ama hiçbir etkisi olmadı. “Ölüm Çağıran Rüzgarlar”, “Kara Yıldırım” ve hatta “Yıkım Rüzgarı”. Hiçbir şekilde kaçılamaz olan yeteneklerin hiçbiri etki etmedi! Pes ettim! Çok gülünesi bir durumdu!!!)

Ve buna benzer ayak üstü muhabbete gülerken devam etti
Özel Yetenek [Sonsuz Zindan]’ ı kesinlikle vücudunu sarmalayarak kullanılmış olmalı, eğer dışarıdan gelen bütün müdahaleler daha vücuda ulaşmadan yok edilirse, kalkan kullanmaya hiç gerek kalmaz.
Ne kadar kullanışlı bir yetenek!
Özel Yetenek [Mutlak Kesiş]
Özel Yetenek [Sonsuz Zindan]
Eğer bu ikisini birlikte kullanırsan, diğer bir deyişle yenilmenin imkanı yok.
Kesinlikle onunla görüşmek istemezdim…
B zaman kadar ölmüştür o yüzden sıkıntı yok.
uSorgusuz sualsiz en güçlü sınıftan.

※Gerçekte, Veldora’da en güçlü sınıftandı ama o andaki Rimuru’nun bunun farkına varamaması normal.

Her neyse
Başka bir bedene kaçmak ha?
Kaçmak için, kişinin ruhunun başka bir bedene yerleştirilmesi gerekiyor. Ruh olarakta kaçmak mümkün ama başarı oranı çok düşük.)
Yüzdeleri söylemek için bir neden göremiyorum.
Eğer Veldora’ nın kaçma isteği düşerse kaçabilme olasılığı da düşeceltir…

(Mu? Bir kaçış yöntemi mi var! 100 yıl kadar süreden sonra büyü gücüm neredeyse bitti! Dışarı kaçan büyü enerjisini durdurmadığım için…)

(Anladım.. bu burada neden bu kadar fazla büyü enejisinin yoğunlaştığını açıklıyor.)

(Evet. Güçlü canavarlar da buradan kaçınıyorlar. Çim zar zor büyüyebiliyor. Sadece ender bitkiler bu mağralarda yaşıyabilir!)

Ah.
Hipokte çimini hatırladım.
Baya değerli bir ilaç…

(Neyse… durum bu, kaçmaya çalışacak mısın? Eğer kaçabileceğin yerler (benden?) varsa başarılı olman daha muhtemel…)

(…Ne yazık ki, ruhumu bendenimden ayırsam bile bütün büyü enrjimi bir noktaya toparlamak zor bir şey…

Zindanda bir delik açılarak bu yöntem başarılı olabilir.
Ve bir beden, ha. Yani yeni bir çekirdek (ruh?) ayarlayarak oraya yerleşmek…Reenkarnasyon bu!)
Vay be!
Biraz kafasının az bastığını düşünüyordum ama söylediğim her şeyi anladı ve dahası [Ulu Ermiş] ile aynı sonuca vardı!

(Durum bu. Yani eğer bir şeyler hazırlamam gerekirse, hazırlayayım mı?)

(Hmm. Aslında, bir çekirdeğe (beden?) ihtiyacım yok… ah ama bunu kimseye söyleme tamam mı? Ben “tek ve mükemmel” oluşumum. Özellikle dayanıklıyım. Ben ruhani hayat biçimiyim, ve bu yüzden bu bedene bir bağlılığım yok. Sadece onca insanın istekleri ve inançları yüzünden yaratırken bu bedeni tasarladım.)

Yine anlaşılmaz şeyler söylüyor.
Ve ben anlayana kadar konuştuk.
Sonuç olarak.
Büyü enerjini beyinde biriktir, ve bedeni yarat.
Şimdilik, beden aşar, ama beyin de çevredeki enerjinin yoğunluğundan etkilenebilir.
Durum bu.
Eğer ruh olarak kaçabilir mi diye sordum.

(imkânsız. Bir adak (kurban) gerekir.)

Dedi.
Eğer bu şekilde kaçmaya çalışırsa büyü enerjini etrafa saçabilir ve bu yüzden yok olabilir.
Ve bu dünyanın başka bir yerinde başka bir Fırtına Ejderhası doğdurabilir yani anlamsız olur çünkü aynı Veldora bir daha var olamayabilir.
Ne yapsak ki?
Peki Veldora’ yı [Avcı] ile özümsemek daha iyi bir opsiyon olamaz mı?
[Avcı]’ nın midesinde [Sonsuz Zindan] ‘ ı iyice analiz ederek etkilerini yok edebilir miyim… Olası mı ?

<<Çözüm. Hedef: Veldora Özel Yetenek [Avcı] ile özümsenebilir.>>

Yani mümkün…
Eğer açıklarsam dediğimi yapar mı ki?
Eğer bu durum böyle devam ederse yüz yıl sonra bütün büyü enerjisini kaybederek yok olmak onun kaderi olur.
Ve Veldora’ ya [Avcı] yeteneğini ve nasıl kullanıldığını açıkladım.
Bu tabi ki [Ulu Ermiş] olmadan imkânsız olurdu.

(Kuahahahaha! İlginç! Tabi ki deneyebilirim. Sana, bütün kaderimi teslim ediyorum!)

(Bana bu kadar güvenmen doğru mu?)

(Tabi ki! Senin geri dönmeni beklemektense [Sonsuz Zindan]’ ı kırarak birlikte (senin içinde) gitmek çok daha eğlenceli!)

Anladım.
Yalnız değil. Birlikte.
İyi, öyle değil mi?
[Ulu Ermiş] ve [Avcı] ile analiz etmeye ve onu serbest kılma yöntemlerini aramaya devam edeceğim.
Ve midemde büyü enerjisinin bir yere sızma problemi de ortadan kayboluyor.
Bence bu işin sonu hayır.

 

(Pekala. O zaman şimdi seni yiyeceğim (midenin içine alacağım) [Sonsuz Zindan]’ dan kaçmaya çalış, tamam mı?)

(Kukuku! Bana bırak! Beklemene gerek yok!!!)

 

Tamam!
Kararımı verdim.
Veldora’ ya dokundum ve özümsemeye başladım.
Bir saniye içerisinde Veldora gözlerimin önünden kayboldu.

 

Fazla çabuk.
Bir saniye öncesinde daha konuşuyordu.
Birden bire yok olması… beni biraz yalnız bıraktı.
[Avcı] Yeteneği hedefin istekliliğine (özümsenme) göre değişiyor, beklendiği gibi Veldora hiç karşı koymadı.
Söylemek zorundayım o kadar büyük bir bedeni özümseyebilmem şaşırtıcı.
Ve öyle gözüküyor ki sadece midemin %25’ ini kapsadı.
Acaba daha ne kadar yer var midemde?
Ve…

 

<<[Sonsuz Zindan] Özel Yeteneğinin analizine başlayacak mısınız? [EVET]/[HAYIR] >>

EVET.

Sanki dua edermişçesine kabul ettim.

.

.

İsim: Rimiru Tempest

Tür: Slime

Kutsal Koruma: Fırtına Hanedanı
Ünvan: Yok
Büyü: yok
Yetenekler: Özel Yetenek [Ulu Ermiş], Özel Yetenek [Avcı], Slime yetenekleri [Yeme, Absorbe, Yeniden Oluştuma], Yetenek [Hidrolik İtiş], Ekstra Yetenek [Büyü Algısı].
Rezistans: Termal dalgalanma Rezistansı EX, Fiziksel Atak Rezistansı, Acı Algı Rezistansı, Elektirik Rezistansı, Felç Rezistansı


4 thoughts on “004. İlk Arkadaş

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s